28 Temmuz 2015 Salı

Pastel Moon Light Highlighter

Herkese merhaba!

Henüz çok yeni bir ürün olan Pastel Moon Light likit aydınlatıcıyı sıcağı sıcağına yazayım dedim :)


Yerli markalarımızdan biri olan Pastel, birkaç yıl öncesine kadar sadece ojeleriyle biliniyordu. Kozmetik dünyasına o kadar hızlı ve başarılı bir giriş yaptı ki, birbiri ardına piyasaya sürdüğü ürünlere ve koleksiyonlara yetişemez olduk :) Ürünlerini şahsen çok severek kullanan biri olarak, Benefit'in High Beam aydınlatıcısına dupe olarak gösterilen ancak onun sekizde biri fiyatına satın alabileceğimiz yerli ürünümüze kayıtsız kalamazdım elbette. 


Fotoğraflarda oldukça uçuk pembe çıkan ürünün biraz daha somonumsu tonlar içerdiğini belirtmeliyim, tam bir "inci" rengi. Bu şekilde sim kadar büyük olmayan, ancak sedef denebilecek kadar da küçük olmayan ışıltılara sahip. 15 mL'lik, oje formunda oldukça kullanışlı bir ürün, toz aydınlatıcıları ve fırçasını yanımda taşımaktansa bunu taşımayı tercih edeceğim kesin. Kokusu çok belirgin değil, uygularken duyulmuyor, ancak özellikle kokladığımda hafifçe boya kokusunu andırdı bende. Parfüm içermiyor, ancak petrol ve silikon türevlerini bolca ihtiva ediyor.


Yapısı öyle çok sıvı değil. Fırçaya bolca aldığınızda aşağıya damlamıyor. Ama öyle donuk donuk ta değil, yumuşacık, çok hafif. Birkaç noktaya pıt pıt hareketlerle uyguladığınız aydınlatıcıyı parmaklarınızla çok rahat bir şekilde ve homojen olarak yayabiliyorsunuz. Şahsen elmacık kemiklerime parmaklarımla uygulamayı tercih ettim, ancak göz pınarlarıma ve kaş altlarıma fırçayla uyguladığımda da güzel sonuç aldım. 


İşte uygulanmış hali. İlk başta her ne kadar ıslak bir görüntüde olup makyajınızda "strobing" etkisi yaratsa da, biraz vakit geçip kuruduktan sonra toz aydınlatıcı görüntüsüne ulaşıyor. Ancak bu beni hiç ama hiç rahatsız etmedi çünkü toz aydınlatıcılardan çok daha doğal ve sağlıklı bir ışıltı verdiği kesin. Bir kere ciltle çok daha iyi bütünleşiyor, bu da toz aydınlatıcıların o pudramsı ve toz toz duran görüntüsünün önüne geçmesini sağlıyor.


Bu da iki farklı açıdan cildimdeki duruşu. Ben oldukça sevdim bu ürünü. Uzun zamandır Benefit'in likit aydınlatıcılarını denemek isteyen, ancak öğrencilik durumu nedeniyle o kadar büyük bütçeler ayıramayan biri olarak yerli markalarımızdan birinin böyle bir yenilik yapmasına çok sevindim. Hem doğallığı, hem pratikliği, hem de uygun fiyatı ile denenmeye değer. 11,50 liralık tanıtım fiyatına rağmen ben Kağan Parfümeri'den 9.90 liraya aldım. Şimdiden favorilerim arasına girdi bile!

Merak ettikleriniz ve yorumlarınız için burada olacağım, hoşçakalın!





27 Temmuz 2015 Pazartesi

Elidor İle Doğanın Enerjisi Saçlarımda!

Herkese merhaba!

Blogumun bugünkü konuğu; lise zamanlarımdan beri sürekli olmasa da ara ara kullandığım ve genel olarak hep memnun kaldığım bir marka olan Elidor'un yeni serisi "Doğanın Enerjisi"


Öncelikle Elidor'un bu yeni serisi hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Seride iki farklı saç problemine yönelik iki ayrı seri var; Güçlü Saç Uçları ve Canlı & Dirençli Saçlar. Ben aylar önce yaptırdığım ombre işleminden dolayı yıpranan saç uçlarım için Güçlü Saç Uçları için olan yeşil seriyi denerken, annem de genel olarak saçlarının cansızlığından yakındığı için Canlı & Dirençli Saçlar için olan turuncu seriyi denedi. 


Güçlü Saç Uçları için olan yeşil seri; şampuan, saç kremi ve express bakım spreyinden oluşuyor ve Angelika Kökü içeren özel bir formüle sahip. Angelika bitkisi; kalın ve güçlü kökleriyle topraktaki vitamin ve mineralleri emerek bitkinin kökten uca büyümesini sağlayan bir bitki. Hal böyle olunca seri; düzenli kullanımla birlikte kuru saç uçlarını 5 kata kadar güçlendireceğini ve zayıf saç uçlarını sararak kırılmaları %80'e kadar azaltabileceğini vaad ediyor. 

Peki benim deneyimlerim ne yönde?

Çok yoğun geçen okul dönemim ve hemen ardından tatil, havuz, güneş derken aylardır ordan oraya koştururken ilgilenemediğim saçlarım hırçınlaştı ve yorgun düştü. Bu sebeple daha kullanmaya başlamadan önce tam da ihtiyacım olan şey diye düşünmedim değil. Öncelikle Elidor'un tüm ürünleri gibi yine miss gibi bir kokuya sahip olduğunu söylemeliyim; hele express bakım spreyi bildiğimiz "yaz" gibi kokuyor, iç açıcı! Ayrıca bu koku çok ta kalıcı, çevremden şampuanımın ne olduğuna dair çok soru alıyorum Elidor ürünlerini kullanırken. 

Bunun dışında son haftalarda iyice kuruyup katır kutur olan, taranmayan saçlarım daha ilk yıkamadan itibaren belirgin bir şekilde yumuşadı ve saç kreminin de etkisiyle kolayca tarandı. Aslında saçı ağırlaştırdığı düşüncesiyle saç kremi kullanmayı sevmeyen birisiyim fakat seriyi kullandığım süre boyunca saçımın yağlanma süresini etkilemediğini gördüm, yani saç kremi saçlarımı ağırlaştırmadı, aksine saçlarım sanki kafamın tepesinde hafifledi! Parmaklarımı saçlarımın arasından kolayca geçirebiliyorum ki bu birkaç hafta öncesine kadar imkansız birşeydi. Ayrıca ilk defa şekillendirici bir ürün kullanmadan yıkayıp çıkabiliyorum, her koşulda kabarık ve elektriklenen saçlarım özellikle express bakım spreyiyle çok iyi anlaştı! Aylardır deniz tuzu spreyleriyle vermeye çalıştığım fakat saçlarımı sertleştirmesi nedeniyle başaramadığım doğal görüntüyü, express bakım spreyiyle sağladım. 


İşte express bakım spreyinden sonra sonuç! Banyodan çıktıktan sonra saçlarımı hafifçe kurutup kaba ıslaklığını aldıktan sonra, uç ve boylarına spreyi uyguluyorum tarayıp doğal haline bırakıyorum. Sprey ilk uygulandığında hafif bir sertlik hissi verebilir ancak birkaç dakika sonra sprey emilince yerini dokunulası bir yumuşaklığa bırakıyor. Ayrıca aşırı kuru, cansız ve mat saç uçlarımın ilk kez bakım yağları, maskeleri kullanmadan bu kadar parkadığını farkettim. Demem odur ki biz bu seriyle gayet iyi anlaştık :)

Peki annemin görüşleri ne yönde?


Ginseng Kökü içeren Canlı & Dirençli Saçlar serisi de aynı Angelica Kökü içeren yeşil seri gibi Jamal Hammadi ile birlikte geliştirilmiş ve düzenli kullanımda zayıf, kuru saçları güçlendirip canlandıracağını, saç tellerini sararak koruyucu bir kalkan oluşturup saçın direncini artıracağını vaad ediyor. Yıpranmaya karşı 5 kat daha dirençli saçlara dikkat çekiyor.

Turuncu seride, yeşil seriden farklı olarak express bakım spreyi yerine lise yıllarımda kutularca bitirdiğim 7/24 nemlendirici şekillendirici bakım kremi bulunuyor. Kokuları aynı yeşil seride olduğu gibi mis gibi ve fresh, insanın duyularını açıyor. 

Annem bu seriyi deneyimlemeden önce zaten Elidor ürünlerini memnuniyetle kullanmakta olduğundan; "Aynı diğer Elidor ürünlerim gibi saçımın yumuşak kalmasını ve kolay taranmasını sağladı, ayrıca kokusu çok ferah ve rahatlatıcı.." şeklinde bir yorum yaptı. 7/24 bakım kremini kullanıp kullanmadığını sorduğumda saçlarının elektriklenmesini önlediğini, dalgalarının daha canlı bir şekilde ortaya çıktığını belirtti. Yani o da bir hayli sevmiş yeni seriyi :)

Bu arada mutlaka değinmem gereken bir konu var; Doğanın Enerjisi serisinde paraben yer almıyor! Eğer içerik sizin için de önemliyse, bu hoşunuza gidecektir. 


Rutin bakımımın vazgeçilmezi haline gelen Doğanın Enerjisi serisini bitene dek kullanmaya devam edeceğim, hele ki express bakım spreyi pratikliği ve işlevselliği ile bittikçe alacağım bir ürün olacak. Günün her anı istediğiniz zaman uygulayabildiğiniz için de sürekli çantamda zaten :)

Hoşçakalın!



<img src="http://widget.boomads.com/tracking/?code=06613f95c6e141fbac6509038ecba5f9" width="0" height="0" style="display:none">






22 Temmuz 2015 Çarşamba

Maybelline Baby Lips Electro / Berry Bomb

Herkese merhaba!

Hep uzaktan baktığımız, eşe dosta tembihlediğimiz Baby Lips'lerin geçen yıl ülkemize gelmesinin ardından Electro serisi de geç kalmadan raflarda yerini aldı. Mor, sarı, turuncu, cırt pembe gibi canlı renklerden oluşan seride benim tercihim yine her zamanki gibi en koyu renk olan Berry Bomb isimli mor renk oldu.


İlk bakışta diğer Baby Lips'lerden tek farkı siyah ambalajı ve "electro" ismine yaraşır şekilde canlı ve cırt renkleri. 


Arkasını çevirdiğimizde tek fark olarak 'Dudaklarda Dolgunluk Hissi' ibaresini görüyoruz. Bunun dışında geri kalan herşey diğer Baby Lips'lerin aynısı. 


Kapağını açtığınızda misss gibi, yoğun mu yoğun bir böğürtlenli sakız kokusu sarıyor etrafı. Bu şekilde mat ve koyu göründüğüne bakmayın, zira ben mosmor diye aldım ancak en nihayetinde bu bir lipbalm, ruj gibi bir pigmentasyonu filan yok. Dudaklarıma pembe/mor hafif bir renk verdi, birazdan fotoğrafını da göreceksiniz. Fakat nemlendirmesi diğer Baby Lips'ler gibi harika. Her ne kadar bana ilk serisinden biraz daha yağlı ve yoğun gibi gelse de, dudakta bir ağırlık yaratmıyor, rahatsızlık vermiyor, mis gibi meyve kokusuyla kuru ve çatlak dudakları anında esnetiyor, kuruluğu hiç belli etmiyor. Arkasında yazdığı gibi sürdüğüm andan itibaren daha pürüzsüz, daha güzel görünümlü, daha nemli dudaklar vaadini kesinlikle gerçekleştiriyor!


İşte sonuç. Tam yazlık, hafif bir renk veriyor, ancak ben yine de yağlı yapısından dolayı havalar biraz serinleyince kullanmayı tercih edeceğim sanırım. Yapış yapış olmayan, dudakta kayan, iyi nem veren, kusurların görünümünü en aza indiren, uygun fiyatlı bir ürün, ben sevdim. 8 saat nemlendirme vaadine gelince, malum o kadar saat dudağımda durması mümkün değil ama yine de iyi iş çıkardığını söyleyebilirim. Peki ya dudaklarda dolgunluk hissi? Açıkçası arkasını okuyana dek böyle bir etki hissetmedim, pek bir fark yok gibi.. Ancak sizce de verdiği görünüm gayet sağlıklı ve bakımlı değil mi?

İçerik olarak ise diğer Baby Lips'ler ile aynı, yalnız bu arkadaşın içinde ekstradan shea, bal ve E vitamini var.

Baby Lips'leri artık mahallemizin marketinde bile bulmak mümkün, ancak ben ilk geldiğinde Watsons'tan 6.90 liraya almıştım. Şimdi sıra Dr. Rescue serisinde, umarım onlar da bir an önce ülkemize gelir :) 

Sevgiler!





21 Temmuz 2015 Salı

MAC Kinda Sexy Lipstick

Herkese merhaba!

Bu yazıyı kaç kişi açıp ta okur bilmiyorum, malum almak için de yazmak için de çok geç kaldığım bir ürün. Uzuuun, çok uzun zamandır almakla almamak arasında kaldığım MAC Kinda Sexy ruju, hakkındaki övgülere ve yorumlara dayanamayarak en sonunda almış bulunmaktayım. Hemen hemen herkesin bilmem kaçıncısını bitirdiği, istisnasız her güzellik blogger'ının blogunda defalarca yer verdiği bu güzelliği tabii ki blogumda yayınlayacaktım, aksi düşünülemezdi :)


Öncelikle Türkiye çapındaki MAC mağazalarında en çok satılan renk olduğunu söylemeden geçmeyeyim. Malum; MAC deyince çoğumuzun aklına Kinda Sexy geliyor, şüphesiz markanın en meşhur üyesi. Bunda blogger ve vlogger'ların da çok büyük etkisi var kanımca.


Kinda Sexy; şeftali/açık kahve alt tonlu harika bir nude. İstisnasız her makyaja yakışan, her bayanın makyaj çekmecesinde bulunması gereken bir ton. Biliyorsunuz ki nude tonlar zordur, kişiden kişiye çok farklılık gösterebilir. Dudakları mezardan çıkmışcasına soluk, yüzüyle aynı renk olan ben; Kinda Sexy hakkında kendime en çok yakıştırdığım nude ruj diyebilirim. Ki normalde bu şekilde kahverengilik barındıran rujlar beni ölü gibi gösterir. Ama bu farklı.


Kendisi MAC'in matte rujlarından. Oldukça mat bir yapısı var, ama sürümü oldukça yumuşak ve kremsi. Dudaklarınız aşırı derecede kuru ve sorunlu değilse problem olmayacaktır, dudak sorunlarını gün gibi ortaya çıkaran rujlardan değil. Dudakları asla kurutmuyor, aksine dudağımda olduğu sürece gayet esnek bir his yaratıyor. Dediğim gibi benim için en önemlisi hiçbir nude rujun yakışmadığı solgun dudaklarıma yakışması ve her renk makyajla inanılmaz uyumlu olması. Aldığım günden beri koyu göz makyajımı da, hafif göz makyajımı da bu rujla tamamlar oldum. 


Oldukça pigmentli ve örtücü, mis kokulu bir ruj. Kalıcılığı da gayet iyi, sanırım mat yapısıyla da alakalı. Birşeyler yiyip içmediğim sürece birkaç saat yerinde duruyor. Ayrıca çizgilere dolması gibi bir sorunla da karşılaşmadım.

Ve ayrıca bilmeyeniniz yoktur ama yine de söyleyeyim; Emily 211 numaralı dudak kalemiyle birebir aynı! Birkaç liralık Emily dudak kalemleri fiyat/performans açısından çok çok iyi, yumuşacık yapısı ve kolay sürümü ile 211 numarası bu ruja muadil. Eğer Kinda Sexy'yi beğeniyor fakat o kadar para vermeyi anlamsız buluyorsanız rahatlıkla önerebilirim. Ya da benim gibi dudak çizginiz fazla belirgin değilse ve bu ruju daha kusursuz uygulamak için dudak kalemine ihtiyaç duyuyorsanız, aradığınız kesinlikle Emily 211.


Kolumdaki swatch'ta hangisi ruj hangisi kalem şuan ayırt edemiyorum ama sanırım üstteki Kinda Sexy ve alttaki Emily 211. Nasıl da benziyorlar değil mi?


Son olarak ikisinin birlikte dudağıma uygulanmış halini görüyorsunuz. Sizce de dudakları ölü gibi göstermekten uzak, tam ayarında bir nude değil mi? Ben bayıldım ve kesinlikle en favori rujum! Üstelik yaz/kış, gece/gündüz kullanılabilecek joker bir ton olması da cabası!

Bu ürünü MAC mağazalarından 55 liraya satın alabilir, veya maccosmetics.com 'dan sipariş verebilirsiniz. 


Hoşçakalın!




20 Temmuz 2015 Pazartesi

MateFit Turkey Metabolizma Hızlandırıcı ve Detoks Çayı

Herkese merhaba!

Hatırlayacağınız üzere yaklaşık bir buçuk ay önce kadar birçok blogger arkadaşımla birlikte MateFit Türkiye ekibinden güzel bir paket aldık. 


Pakedin içeriği bu şekildeydi; 14 günlük kullanım için hazırlanmış metabolizma hızlandırıcı gündüz çayı, detoks etkili gece çayı ve rahatça hazırlayıp gerektiği takdirde yanımızda taşıyabilmemiz için pembe renkli tatlı mı tatlı bir shaker.

Ürünle ilgili deneyimlerime geçmeden önce hakkında biraz bilgi vermek istiyorum, nedir bu MateFit?

Ülkemize geçtiğimiz Mayıs ayında giriş yapan, dünya çapında milyonlarca kullanıcıyla birlikte birçok ülkede bir trend haline gelen, Nicki Minaj, Britney Spears gibi dünya starlarının da kullandığı ve hatta kliplerinde bile yer verdiği, TC Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı onaylı, birçok sertifikaya sahip %100 bitkisel bir metabolizma düzenleyicisi diyebiliriz. Dikkatinizi çekerim; zayıflama çayı demiyorum, MateFit 14 günlük kürün içinde sabah-öğlen içmeniz için 28 adet metabolizma hızlandırıcı çay ve gece yatmadan önce toksinlerinizden kurtulup rahat bir uyku çekmeniz için 14 adet detoks çayı içeriyor. 


Gündüz kullanım için olan portakal aromalı metabolizma hızlandırıcı çay, sabah-öğlen yemeklerden  yaklaşık 20-30 dakika sonra, limon aromalı detoks çayıysa gece yatmadan yaklaşık yarım saat önce tüketiliyor. Kaynatmadan hafifçe ısıttığınız 225 mL suya bir süzen poşet ekleyip gündüz çayının yaklaşık 6 dk, gece çayının da 10 dk demlenmesini bekledikten sonra afiyetle içiyorsunuz. Bu arada gıda ürünlerinin üzerinde yer alan değişik değişik mL oranlarına çok sinir olurdum, hele ki mutfağınıza ölçü kabı almayı reddedip herşeyi göz kararı halleden bir anneniz varsa sizin için miktarları ayarlamak bir işkence olabilir, ancak ölçekli shaker sayesinde bu çayı tam tarifine göre hazırlamak çok basit!


Öncelikle gündüz çayının ayrıntılarından bahsedeyim. İçeriğinde çok değerli bir bitki olan Mate, akdiken, cehre, tarçın, papatya, chitosan, L-carnitine ve ayrıca melekotu kökü tozu yer alıyor, hiçbir yabancı madde içermiyor. Daha önce denemiş olduğum "zayıflama" çaylarının aksine boğazını yakan aşırı baharatlı tatdan eser yok, gayet içilebilir ve lezzetli bir bitki çayı. Düzenli kullanıldığında bu zengin antioksidan içeriği sayesinde metabolizmanızı düzenlemeye yardımcı oluyor, enerjinizi artırıyor, kan akışınızı kuvvetlendiriyor ve kuvvetli bir bağışıklık sistemi sağlıyor. Günde yaklaşık 2 litre su tüketimi ve 20 dakika kadar da egzersizle desteklediğinizde sağlıklı bir şekilde kilo vermeye başlayacağınızı, en güzeli de metabolizmayı düzenleyeceği için kullanımı bıraktıktan sonra verdiğiniz kiloları kolay kolay geri almayacağınızı vaad ediyor. İddialı!


Gece çayı ise yine Mate başta olmak üzere biberiye, funda, akdiken, guarana, kırkkilit otu, civan perçemi, karahindiba kökü ve sinameki yaprağı tozu içeriyor. Tüm bunlar sayesinde vücutta yer alan sağlıksız bakterilere karşı savaşıyor. Geceleri yatmadan önce içtiğinizde detoks etkisinin yanı sıra içeriğindeki nane ve biberiye yaprağı sayesinde rahat bir uyku çekmenizi de sağlıyor. Tatları arasında pek te fark yok gibi geldi bana. 

Çayları düzenli olarak tükettiğinizde sağlıklı bir sindirim sisteminin, sağlıklı kalın bağırsak hareketlerinin etkisi hemen hissediliyor. Bebekliğimden beri bağırsak tembelliği çeken biri olarak oldukça faydasını gördüm. Açık konuşmak gerekirse, en az 3-4 gün hatta bazen haftada bir lavaboya uğrayan ben, bu çayı tüketmeye başladığımdan beri sindirimimin düzene girdiğini, hergün düzenli bir şekilde bağırsaklarımın çalıştığını gördüm. Tabii ki bu tartıya da yansıdı, şişkinliğim bitti gitti. Araya giren tatilim sebebiyle çayların sonuna gelecek kadar düzenli kullanmadım, bu yüzden ahım şahım kilolar vermedim ancak yine de hafiflediğimi ve daha iyi göründüğümü farkettim, üstelik spora hiç vakit ayıramadığım halde! Eminim ki sporla birlikte etkisi çok daha farkedilir olacaktır. Ve şimdi birkaç günlük kalan çaylarımı tekrar içmeye başladım, bu kez sporla destekleyeceğim. Uzun lafın kısası, körü körüne zayıflatma iddiası olmadan, sağlıklı bir şekilde metabolizmayı düzenleyen bu çayı ben çok sevdim ve başarılı buldum.


Bu da yaklaşık bir haftalık kullanımdan sonra Instagram hesabıma eklediğim bir fotoğraf. Bacak çevrem eskiye nazaran biraz daha toplanmış bir halde ve karnım kesinlikle daha düz.

Bu arada gerekli uyarıları yapmadan geçmeyeyim; evet ürün %100 bitkisel, yan etkisiz, Bakanlıklardan onaylı ve 100 hasta üzerinde 1 yıllık bir testten geçmiş, fakat kronik hastalığı olanlar yine de doktorlarına danışmadan tüketmemeli. Ayrıca çayların içeriğindeki herhangi bir bitkiye alerjisi olanların da dikkatli olması öneriliyor. Bu arada bazı kişilerde kullanımın ilk günlerinde ishale sebebiyet verdiğini okudum, bende o şekilde bir etki yaratmadığı ve hatta vücudumu gayet düzenli bir rutine soktuğu için yorum yapamayacağım. Bittiği zaman ihtiyaç dahilinde tekrar alabilirim diye düşünüyorum.

MateFit Türkiye ürünlerine ŞURAYA tıklayarak ulaşabilir, bilgi sahibi olabilir, sipariş verebilirsiniz. Hepinize sağlıklı ve fit günler dilerim :)

Hoşçakalın!