25 Temmuz 2014 Cuma

theBalm Balm Jovi Palet

Herkese merhaba!

Bu günkü postum çok özel çünkü; herkesin sahip olmak için can attığı, sahip olanların ilk bikaç gün kıyıp ta kullanamadığı, kullanmaya başladıktan sonra da onsuz yapamadığı harika bir makyaj paletinden bahsedeceğim: The Balm Rockstar Palette Balm Jovi. Hazır Gratis her bayram olduğu gibi %50 oranında fıstık gibi indirim yapmışken fikir olsun istedim biraz da.


Çok açık söylemek gerekirse, bütün bloggerların, hatta sadece bloggerların değil makyajına süsüne püsüne düşkün bütün bayanların vazgeçilmezi bu palete karşı en ufak bir ilgim yoktu. Çok renkli buluyordum ve bir çekilişten kazandığım The Balm Nude'Tude palet bana yetip te artıyordu bile. Makyaj paletlerinin içerisinde farlarla birlikte yer alan allık, ruj, aydınlatıcı vs. ürünlerse bana hiç cazip ve kullanışlı gelmiyordu. Mary Lou'ya deli gibi sahip olmak istiyordum ama tek başına. Bu sebeple çok övülen, çok sevilen bu paleti almak bir kez bile aklımdan geçmemişti. Ama ambalajına bayılıyordum tabi, o ayrı. Alevler içinde kanatlı, öpücük atan bir gitar, kimin aklına gelir :)

Gel gelelim ki, bir gün harika bir çekiliş kazandım; TIK TIK. Sadece Mary Lou Manizer için katıldığım o çekilişten kazandığım bir sürü mükemmel The Balm ürününden sadece biri Balm Jovi. Ve o günden sonra Nude'Tude paleti bir daha elime bile almadım. Sevgili Balm Jovi, sana ne büyük haksızlık etmişim.. Sen benim hayatımın paletiymişsin!


Palet her zamanki gibi rengarenk, acaip eğlenceli, mıknatıslı kartondan sağlam bir ambalaja sahip. Sadece görselliği bile yeter. Güzelliğine, esprili yazılarına diyecek söz bulamıyorum. Bunun dışında dördü simli, dördü sedefli ve dördü mat olmak üzere 12 adet göz farı, 1 adet aydınlatıcı, 1 adet allık ve 2 adet ruj içeriyor. Tüm makyajınızı tamamlayabilmeniz için herşeyin bir arada olduğu süper bir palet.


Paleti açar açmaz bizi karşılayan kalpli aynası çok cici ve kocaman, gerçekten çok kullanışlı.


Alt kısımdaysa paletin içindeki renklerle bize yapacağımız makyajla ilgili fikir vermesi için oluşturulmuş olası kombinler var ki bu ayrıntıya bayıldım!


Paletin tamamının görüntüsünü şöyle bir ekledikten sonra biraz daha ayrıntılı inceleyebiliriz :)


Farlar Heavy Metal, Classical ve Alternative Rock olmak üzere 3 grupta toplanmış, her birinde de ünlü rock grupları veya rockçıların isimlerinin esprili bir şekilde uyarlanmış hali yer alıyor. Benim favorilerimse Blink 1982, rem, Adagio ve Third Eye Blinded. Ama tabi ki diğerleri de benim bebeklerim :D


Paletin alt kısmında bulunan Disco Disco isimli aydınlatıcı çoğu kişi tarafından Mary Lou Manizer olarak bilinse de aslında Mary Lou'dan farklı olduğunu bazı blogger arkadaşlarım görselleriyle birlikte açıkladılar. Ben de Mary Lou'yu yazarken (evet, tabi ki de yazacağım :D ) ikisini karşılaştıracağım. Disco Disco, Mary Lou'dan daha doğal duran, daha az simli bir aydınlatıcı. Hemen yanındaki Pop! Pop! allık ise bildiğimiz Frat Boy allık, palet sayesinde Frat Boy'a da sahip olmuş oldum yani :)

Milly ve Vanilly de hem yanaklarda krem allık olarak, hem de ruj olarak kullanılabilecek iki müthiş renk. Hele ki Milly, benim uzun zamandır istediğim, yine The Balm'ın ruju olan Mai Billsbepaid'in ta kendisi! Bir taşla kaç kuş sayamadım, çok istediğim bir ruja da sahip olmuş oldum böylece :) Yapıları çok güzel, kremsi, fırçayla uyguluyorum ve çok memnunum.

O halde renklerin swatch'larını, yüzde duruşlarını ve örnek makyajımızı görelim. Evet evet, üşenmedim sizler için bir de örnek makyaj yaptım :)

Heavy Metal Version
Soldan sağa; Alice Copper, Lead Zeppelin, Iron Maid-in, Metal-ica.


Classical Version
Soldan sağa; Presto, Moderato, Allegro, Adagio.


 Alternative Rock Version
Soldan sağa; Third Eye Blinded, Rem, The Stroke, Blink 1982.


Aydınlatıcı, allık ve rujlar ise şu şekilde;


Sırada ise son zamanlarda en sık kullandığım göz makyajlarından biri var.  Bu makyajdaki renklerin uyumunu çok sevdim ve elim hep bu tonlara gider oldu.


Göz pınarı ve kaş altında paletin aydınlatıcısı Disco Disco'yu kullandım. Göz kapağımda Blink 1982 kullandım ve son kısmına Alice Copper ile hafif gölge verdim. Kirpik diplerime Moderato rengini sürdüm. En yukarıyı da karıştırıp homojen bir hale getirmek için Adagio rengini kullandım. Bana göre bu palette Blink 1982 ve Moderato başta olmak üzere bir kaç renk çok karakteristik ve her yerde bulamayacağımız türden. Nasıl buldunuz?


 İşte Pop! Pop! (Frat Boy) allık ve Disco Disco aydınlatıcının duruşu da bu şekilde. Frat Boy aslında merak ettiğim, ama çok tatlı pembe bulduğum için bi türlü alamadığım bir allıktı, ben allıkta genelde farklı tonları severim; mürdümler, turuncular, vs. Ama o kadar güzel duruyor ve o kadar kalıcı ki.. Sabah 8'de okula giderken sürdüğüm allık akşam 6'da aynen duruyordu! Aydınlatıcının da abartıdan uzak, disko topuna döndürmeden verdiği ışıltıya ve sağlıklı görünüme bayıldığımı söylemeliyim!


Ve son olarak Milly (Mai Billsbepaid) ve Vanilly rujlarında dudaktaki duruşunu görmenizi istedim. Rujlar çok yumuşak, kremsi yapıdalar, özellikle Milly favorim. 

Çok bol resimli, bol tasvirli Balm Jovi palet yazımın sonuna geldik, ama bu palet çok daha fazlasını hak ediyor. Sanırım 30-33 tl civarı bir şey bu indirimde, henüz sahip olmadıysanız önceliği verin derim. Ne diyebilirim ki, The Balm'ı seviyorum!

Hoşçakalın!




24 Temmuz 2014 Perşembe

Maybelline The Colossal Go Extreme Maskara

Günaydın!

Maybelline'in tombul rimellerini seviyorum. Liseden beri her çeşidini kullandım, yenisi çıkar çıkmaz hemen deniyorum. En çok One by One olanını seviyorum, tombik silikon fırçası benim kirpiklerimde harikalar yaratıyor. En pahalı maskaraya bile değişmem.


Yeni çıkan The Colossal Go Extreme'i reklamlarda ilk gördüğümde merak etmiştim, çift hazneli fırçadan bahsediyordu. Mayıs'ta okulumuza gelen Make Up Fest'te bize hediye edilince deneme fırsatı yakalamış oldum.


Ben bu ürünü silikon fırçalı sanmıştım, ancak kıl fırçaymış. Ama kirpiklerimin anlaştığı nadir kıl fırçalardan. Fırçanın sapında da iki boğum var gördüğünüz gibi, çift hazneli özel fırça yapısı diyor ancak hazne derken ben anlayamadım, maskarayı orada mı biriktiriyor, fırçaya oradan mı ürün geliyor? Çözemedim :)


Ürünün vaadi hacim vermek, eğer az ve zayıf kirpikleriniz varsa isteyebileceğiniz türden. Ancak vaadini ne kadar yerine getiriyor? Bu soruyu cevaplamadan önce fırçanın yapısını size en ayrıntılı şekilde göstermek istedim :)


Ürünün kıvamı ilk açıldığında her yeni rimel gibi biraz sıvı, ama bu hiç sorun teşkil etmedi çünkü elimde bulunan başka maskaralar gibi fırçaya oluk oluk ürün gelmesi gibi bir problem yaşamadım. Ürünü gayet iyi süzüyor ve fazlasını fırçaya almıyor, topaklanmadan, yapışmadan rahatlıkla 2 kat maskaranızı uygulayabiliyorsunuz. Bikaç kullanımdan sonra kıvamı iyice oturuyor zaten. İlk defa kıl fırçalı bir maskara, kirpiklerimi yapıştırıp topaklanmadan, aynı silikon fırçaların verdiği etkiyi veriyor. Sevdim.
 
 
İki kat sürülmüş hali. Tek tek ayırıyor, yapıştırmıyor, topaklanma yapmıyor. Ama öyle vaad ettiği kadar 16 kat kolajenle sınırları zorlayan kirpikler filan pek yaratmadı. Yine de az da olsa verdiği hacmi günlük kullanım için sevdim. 



Aslında ben verdiği hacimden ziyade uzatıcı etkisini daha çok sevdim sanırım :) Olumsuz yanıysa kesinlikle kalıcı olmaması. Hele ki bu yaz sıcaklarında aşırı dayanıksız. Bir kaç saatte komple göz altlarıma akmış ve beni pandaya çevirmiş oluyor. Hatta kirpik diplerime kalem çekmişcesine üst göz kapaklarıma bulaşıyor! İşte bunu sevmedim.. Bunun da alt kirpiklerime başka bir maskara uygulayarak ve göz kapaklarıma far bazı ve far uygulayarak üstesinden gelebilirim ve kullanmaya devam edebilirim nitekim de öyle yapacağım, ama bu havaların rimeli değilmiş onu anladım :)

Benim bir numaram hala One by One :) Hoşçakalın!









 

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Gratis - Watsons Bayram İndirimi

Herkese merhaba!
Dün gece indirimler açıklanır açıklanmaz bu sabah dersten çıktığım gibi alışveriş merkezinde aldım soluğu. Şehrime Gratis açılmış, kaç indirimdir bir düğme bile alamamış, hepsini kaçırmışım, bu sefer kaçırır mıyım! Ama kendimi kaybetmedim tabii, ihtiyaçlarım doğrultusunda alışveriş yaptım :)


Öncelikle alışverişimin toplu görüntüsü;


Öncelikle Watsons ve Gratis'e girip hiç bir şey almadan fiyat karşılaştırması yaptım. Örneğin Garnier ürünleri Gratis'te %40 indirimdeyken, Watsons'ta %50 idi ve Garnier ürünlerimi Watsons'tan daha uyguna aldım. Maybelline, Loreal gibi bir kaç marka ise Watsons'ta %40 indirimliyken bu kez Gratis'te %50 indirimli olarak daha uygundu. Bunu da belirttikten sonra geçelim aldıklarımıza..


Watsons'tan aldıklarımın hepsi ihtiyaç. Misel solüsyonum ve çift fazlı göz makyaj temizleyicim biteli aylar oldu, ama elimdeki makyaj temizleme sütüyle idare etmeye çalışıyor, onu bitirmeden yeni temizleyiciler almak istemiyordum. Bir yandan da %50 indirimi bekliyordum tabii. Makyaj temizleme sütüm de bitmeye yüz tuttuğuna göre artık alabilirim dedim :) Makyaj temizleme suyu 8 küsur, göz makyajı temizleyicisi de 7 küsur tl civarıydı. Şurada anlatmış olduğum kolay tarama spreyi ve git gide daha da inatçı bi hale gelen saçlarım sebebiyle mutlaka bi saç açıcı sprey almam gerekiyordu ve ben de tercihimi Gliss'in yeni ürünü Million Gloss'tan yana kullandım, 12 tl civarıydı ve Watsons kartla birlikte verilen %20'lik indirim kuponuyla birlikte daha da uyguna geldi. Rimmel Nail Nurse 14 gün bakım ojemin dibini gördüm ve sakız kıvamını aldı, yeniledim. Aynısını kullandığım kaş kalemim de artık kalemtraşla açılamayacak kadar küçüldüğü için yenisini aldım, 5 buçuk lira. Watsons asetonsuz oje temizleyici de Watsons'un hediyesi :)


Gratis'te ilk saldırdığım yer tabii ki The Balm standıydı. Aklımda 3 ürün vardı, Sexy Mama pudra, Instain Pinstripe allık ve Apples palet. %50 indirim olmasına rağmen Apples'ı şimdilik es geçtim, onu sırf görüntüsü ve ciciliği için istiyordum ve önceliği ihtiyacım olan pudrayla aylardır peşinde olduğum allığa verdim. Apples'a bir dahaki indirime sakladım. Her biri 16,75 tl. Kare pamuk yoktu, ben de peeling etkili olanlarından aldım, umarım yüzümü çizmez. Duş jeli de 7 liraydı sanırım, çok bi indirim yoktu. Maskelerse salyangoz özlü meşhur Snail ve oksijen maskesi, her biri 1,5 liraydı ve denemek amaçlı birer tane aldım, memnun kalırsam bir dahaki indirimlerde stoklayacağım. Ayrıca Eklips sünger almak istiyordum ama malesef yoktu, RT almayı düşünmüş ama önce Eklips'i deneyip öyle karar vereyim demiştim. Bunun dışında siyah nokta bantları alacaktım ama malesef o da yoktu.


Little Big'te rastladığım bu salaş, bol, rahat bluzu çok sevdim! Rengarenk straplez bluzlar veya resimdeki gibi büstiyerlerle, hatta bikinimin üstüne pareo niyetine bile giyeceğim! Sadece 9,95 tl idi, hemen aldım :)


Ve son olarak her alışverişin olmazsa olmazı aksesuarlar. Bu iki minnoş eklem yüzüğünü de bir bijuteride görüp aldım. İndirim bitene dek bir şeyler daha alır mıyım bilmiyorum ama benim bayram alışverişim şimdilik bu kadar :)

Peki siz neler aldınız? :)





21 Temmuz 2014 Pazartesi

Otacı Kolay Tarama Spreyi

Herkese merhaba!

Duştan sonra kolay tarama sağlayan saç açıcı sepreyler kimin olmazsa olmazı?
Şahsen ben her ne kadar saçlarımı onlar olmadan taramak için alıştırmaya çalışsam da başarılı olamadım. Özellikle son yaptığım ombre işleminden sonra (TIK TIK) saçlarım oldukça yıprandı ve banyo sonrası tararken lastik gibi uzamaya, kopmaya başladı. Bu sebeple taramayı işkence dolu bir süreç haline getirmeden kolayca gerçekleştirip, saçın olabildiğince az zarar görmesini sağlamak için benim olmazsa olmazlarımdan saç açıcı spreyler...

Şimdiye dek en memnun kaldığımsa Down Under Natural'ın argan yağlı, çift fazlı spreyiydi. Sonrasında Gliss, Nevacolor gibi markaları da denedim fakat onun kadar memnun kalmadım. En son kullandığım ise bize bir etkinliğimizde hediye edilen Otacı'nın Kolay Tarama Spreyi.


250 mL'lik, kocaman, tombul bir şişe. İçinde paraben, alkol, silikon,trientanolamin, boyarmadde ve formaldehit gibi zararlıları içermeyen, bitki özleri, vitamin ve proteinlerden meydana gelen bir bileşime sahip. 


Bu şekilde ürün hakkındaki tüm bilgileri görmeniz için kutuyu fotoğrafladım. Saçlara zarar vermeden kolayca taranmasını, karışmış veya düğüm olmuş saçların taranmasını kolaylaştırmayı, parlaklık ve yumuşaklık vermeyi, dış etkenlerden korumayı vaad ediyor. Diğer tüm saç açıcı spreyler gibi nemli veya kuru saça uygulabiliyor. Peki benim yorumlarım ne yönde?

  • Öncelikle "Hafif ve hoş kokusu" benim için tam olarak öyle değil. Nasıl tarif edeceğimi bilemediğim, ağır, ekşimtrak bir kokusu var. Ürünün plastik başlığının yaydığı yoğun plastik kokusuyla karışmış, bozuk bir koku, belki de biraz fazla bitkisel bir koku. Bunda ÜRÜNÜN SON KULLANMA TARİHİNİN GELMİŞ olmasının da payı var sanırım. Evet, son kullanma tarihi Temmuz 2014. Yani firma bizlere ömürleri dolmak üzere olan ürünler göndemiş...
  • Fısfıs kısmı ürünü çok tazyikli ve dağıtmadan, dümdüz püskürtüyor. Bu da saçlarımın tamamına eşit miktarda ürün uygulamamı zorlaştırıyor. 
  • Hiç sevmediğim yanıysa, hem saçlarımı, hem ellerimi yapış yapış yapması! Evet, ürünü uyguladıktan sonra saçlarım kolayca açılıp taranacağına sanki birbirine daha çok yapışıyor! Ellerimdense o yapış yapış his yıkamadan gitmek bilmiyor. Bu bende ister istemez "Ürün bozuk mu?" sorusunu meydana getirdi..
  • Saçı ağırlaştırmadığı doğru işte. Saçımın uç ve boylarına uyguladığım için herhangi bir yağlandırma, ağırlaştırma problemi yaşamadım. 
Ürünle ilgili yorumlarım bu şekilde. Kendisi malesef kullanmaya devam etmeyeceğim bir ürün oldu. Derhal yeni bir saç açıcı sprey almam gerekiyor. Fiyatıysa 17,50 tl. 

Tekrar ediyorum, belki de ömrü dolmak üzere olduğu için bu tarz etkiler gözlemlemiş olabilirim, deneyen, memnun kalan-kalmayan, seven-sevmeyen varsa ve beni bilgilendirirse çok sevinirim. Otacı'nın bir çok ürününü severek kullanıyorum, haksızlık etmiş olmak istemem.

Hoşçakalın!



20 Temmuz 2014 Pazar

Essence Nail Art Express Dry Drops / Oje Kurutucu Damla

Herkese mutlu pazarlar!
Uzun zamandır buralarda yoktum. Gerek okulum, gerekse hayatımdaki bazı aksilikler sebebiyle buralara uğrayamadım bile.

Bugün bahsedeceğim ürün Essence'in hızlı oje kurutucu damlası. 


Oje kurutucu spreylerde uzun zamandır gözüm vardı, ancak bir Gratis alışverişim sırasında spreylerden daha uygun  fiyata görünce denemek istedim. 6.90 tl gibi bir fiyata aldım sanırım. Oje sürdükten sonra, özellikle iki kat sürdükten sonra kurumasını beklemek tam bir işkence, hele bir de altına top coat sürmüşsek. Yarım saat bekledikten sonra tam kurudu derken en ufak bir darbeyle bozulan ojeler insanı nasıl da çileden çıkarıyor... Hele ki okul zamanlarımda yarım saati aşkın bir süre boyunca beklemek hiç akıl karı değil. Burada hızlı oje kurutucular devreye giriyor.


Ürün 8 mL, bir oje boyutlarında. Damlalıklı olması sebebiyle çok pratik, tırnağın üzerine 1-2 damla damlatılıyor ve spreylerdeki gibi ürün israfı olmuyor bu sayede. Su gibi, çok sıvı ancak aşırı yağlı bir yapısı var. Damlattıktan sonra vıcık vıcık yağ oluyor parmaklarım, tırnak etlerime çok güzel bakım yapıyor ve yumuşatıyor olması sebebiyle katlanıyorum bu yağlı yapıya. 


Ojenizi sürer sürmez, henüz tazeyken hemen damlatıyorsunuz oje kurutucu damlayı. Peki ne kadar başarılı? Öncelikle "60 saniyede kurutur." ibaresi külliyen yalan. Bloglarda okuduğum tüm yorumlarda herkes bu üründen bayılarak bahsediyor, açıkçası niye bu kadar seviliyor anlamış değilim. Acaba kullandığım ojelerde mi bir sorun var diye haftalardır bütün ojelerimde denedim. Sonuç hep aynı, yine 15-20 dakika beklememe rağmen ufacık bi darbeyle bozuluyor 2 kat sürdüğüm ojeler. Tırnak izi oluyor, yastık izi oluyor, sıyrılıyor... Hatta kuruma süresini daha bile uzatıyor olabilir!

Kendisi benim memnun kalmadığım bir ürün oldu kısaca. Keşke bir kaç lira daha fazla verip sprey formda olanlardan alsaymışım. Yine de kullanmaya devam edip bitirmeye çalışcağım, bunun dışında bana önerebileceğiniz oje kurutucular için yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgiler!