19 Nisan 2015 Pazar

essence artık renklidükkan.com'da!

Herkese mutlu pazarlar!

Geçen haftasonu essence'ten çok cici bir kargo aldım. İnanılmaz güzel ve kullanışlı, pudra rengi bir makyaj çantasının içinde bir sürü essence ürünü! Rengarenk, cıvıl cıvıl, tam baharlık far paleti ve rujun yanında hep merak ettiğim I Love Extreme maskarası, sivilce karşıtı BB kremi ve tam çantaya atmalık minnak bir törpü setiyle birlikte!


essence'e bu güzel pakedi için teşekkür ediyorum, ürünlerin tek tek inceleme yazıları gelecek. Fakat değinmek istediğim asıl konu başka.
essence ürünleri artık renklidukkan.com 'da!

Ülkemizde çoğunlukla Gratis'lerde satışa sunulan ve birçoğumuzun yaşadığı şehirde Gratis olmaması sebebiyle ulaşamadığımız essence ürünleri artık sadece bir tık uzağımızda. 7 farklı kategoride tüm essence ürünlerine rahatlıkla ulaşabileceğiniz renklidukkan.com; Eczacıbaşı güvencesi ve özel fiyatlarıyla bizlere hizmet veriyor, üstelik 40 tl ve üzeri alışverişlerde kargo ücretsiz. 

Herkese mutlu alışverişler!










17 Nisan 2015 Cuma

The Body Shop Yeşil Çay Seremonisi

Çooook uzun bir aradan sonra herkese merhaba!

Hayatımın en yoğun dönemini yaşıyorum diyebilirim. Gece yarılarına kadar süren laboratuvarlar, bir buçuk aya yayılan vize dönemi, açık öğretim sınavları, hafta sonları da vermekte olduğum özel derslerim ve yeni başlayan formasyonum... Buraların yolunu unuttum resmen..

Neyse ki birkaç gün boşluğum var da biraz dinlenip blogumla ilgilenebileceğim. Daha fazla uzatmadan, birkaç hafta önce gerçekleştirdiğimiz The Body Shop ziyaretinde bizi karşılayan "Yeşil Çay Seremonisi"nden bahsetmek istiyorum.


The Body Shop mağazasıyla, ürünleriyle, yerel adil ticaret politikalarıyla ilgili ayrıntılı bilgiyi ŞURADAKİ yazımda vermiştim. TBS, sürekli kendini yenileyen bir marka. Sürekli yeni ürünler, yeni koleksiyonlar satışa sunmaları gerçekten çok güzel ve önemli. Biz de o gün yepyeni bir seri olan "Fuji Green Tea" serisini keşfetmek için oradaydık :) 

Öncelikle seriye ismini veren bu çok özel yeşil çaydan bahsedeyim; ürünlerde kullanılan bu sağlıklı ve faydalı yeşil çay yaprakları Japonya'daki Fuji Dağı'ndan el ile toplanıyor. Bu bölge, Japonların dünyaca ünlü yeşil çayının yetişmesi için oldukça elverişli bir ortam. Hasadın birinci ve ikinci döneminde, her dört günde bir toplanan yeşil çay tomurcuklarından taze ve saf olarak elde ediliyor, besleyici içeriğini kaybetmemesi için hızlıca işleniyor.


Seride muhtemelen en dikkat çeken; banyo çayı ve demliği, en azından benim için öyle oldu. Çok şık bir metal kutu içerisindeki Fuji Green Tea banyo çayı; gerçek yeşil çay yaprakları ve aloe vera içeriyor, canlı ve yenileyici aromasıyla sadece vücudunuzun değil zihninizin de arınmasını sağlıyor. Paslanmaz çelik malzemeden üretilmiş demlikse banyonuzu kirletmeden tazeleyici içeriğin eşit şekilde demlenmesini sağlıyor. Tek yapmanız gereken bir miktar banyo çayını demliğe koyup küvetinize atmak, veya kancası ile duş başlığınıza asmak, bu kadar! Size vücudunuzu toksinlerden arındıran bu detoks keyfini, miss kokan peeling özellikli sabun ve duş jeli ile ikiye katlamak kalıyor!


Tabi ki yenileyici detoks keyfi bununla sınırlı değil, duş sonrası doğal nemlendirici ile tazelenmeli... Fuji Green Tea serisinin üç farklı dokudaki üç farklı nemlendiricisinden size uygun olanı seçin, cilt bakımınızı tamamlayın! 24 saat besleyici yoğun nemlendirme için body butter, hafif nemlendiriciliğiyle vücut losyonu ve serinletici dokusuyla vücut sorbesi. Yaz yaklaşırken benden size bir tavsiye; yaz sıcaklarında vücut sorbesini buzdolabında muhafaza ederek uygulayın, inanılmaz serinliğin keyfini çıkarın!

Son olaraksa Fuji Green Tea kolonyasının ferahlatıcı ve sofistike aromasıyla duyularınızı canlandırın! Yeşil çay, bergamot, limon, mandalina, kamelya, yasemin ve menekşenin mükemmel uyumunu bir arada barındıran, tazelik veren hafif ve canlı kokusunu sizlere tarif etmem imkansız! İnanılmaz ferah, inanılmaz rahatlatıcı ve iç açıcı. Sadece kolonya değil, serinin tüm ürünlerinde aynı mükemmel koku ve ferahlık bir arada. Mutlaka ama mutlaka denemenizi öneririm!


El ve bileklerine Fuji Green Tea ürünleriyle masaj yaptıran kızların yüzlerindeki gülümsemeyi görmek mümkün :) İnanılmaz rahatladıklarını, neredeyse uyuyabileceklerini söylediler :)

Tabii ki TBS'deki tek yenilik yeşil çaylı seri değildi!


Siyah ve beyaz olmak üzere iki renkte yepyeni Matte Kajal Eyeliner, makyajlarımızın yeni gözdesi olmaya aday gibi görünüyor. Yumuşacık yapısı sayesinde kolayca dağıtılabiliyor, inanılmaz pigmentasyonu ile çabasızca göz içine ve dışına uygulama yapmanızı sağlıyor. Oldukça ergonomik bir şekilde tasarlanan yapısı ise rahat bir tutuş ile hatasız uygulama olanağı veriyor. Hassas gözler ve lens kullanıcıları için uygun olan ürün; etkileyici renk yoğunluğu için siyah gül özü ve nemlendirici Marula yağı ile zenginleştirilmiş bir içeriğe sahip. 


Siyah Matte Kajal ile bendenize Japon makyajı uygulandı ve kimono giydirildi :) Yeşil Çay Seremonisi için konu mankeni oldum yani, bu arada Japon versiyonum da fena değilmiş hani :) Asıl konu ise kajalın yoğun siyahlığının flu fotoğrafta bile açıkça belli olması. Gerçekten çok başarılı.


Eee Yeşil Çay Seremonisi, yeşil çay içmeden olur mu hiç? Starbucks'ın nefis yeşil çayı, inanılmaz güler yüzlü ve sıcakkanlı TBS çalışanlarının bize ikramıydı. Ayrıca bizleri eve eli boş göndermediler, şık bir şekilde paketlenmiş mis kokulu Fuji Green Tea Body Butter ve peeling etkili sabun bizlere hediyeleri oldu. 

Tabii ki bir grup blogger oraya gider de başka şeyleri kurcalamadan döner mi! Fuji Green Tea dışında benim en çok dikkatimi çeken renkli kozmetik standı ve doğal mı doğal ahşap banyo ürünleri...


Renkli kozmetik standında da ilk yöneldiğim ürün yeni Lip & Cheek Velvet Stick'ler oldu. Ruj olarak kullanabildiğiniz gibi stick allık şeklinde de kullanabileceğiniz bu şirin ötesi stick'lerden benim favorim soldan birinci ve dördüncü :) Bu yaz için bir tanesi mutlaka aklımda!


Bileğimde Velvet Stick'lerden yukarıdan aşağıya sırasıyla birinci, dördüncü ve üçüncüsünün renklerini görmektesiniz. Hemen yanındaki siyah Velvet Stick ise en dikkat çekeniydi, görüldüğü gibi siyah renk vermiyor, aksine belli belirsiz verdiği renk birkaç saniye içinde vücut ısınıza göre hafif ya da yoğun olarak beliriyor! Harika değil mi?

Yazıma burada son vermek istiyorum, fotoğrafladığım tüm ürünleri, rengarenk farları, onlarca renk ojeyi, harika bakım ürünlerini tek tek paylaşmak isterdim ancak hem diğer TBS etkinliği yazılarımda yer verdiğim için hem de sizleri sıkmak istemediğim için burada bırakıyorum. 


Bu keyifli etkinlik için Bursa Korupark The Body Shop çalışanlarına tekrar çok teşekkür ediyorum. İlgileri, alakaları, sıcakkanlılıkları on numaraydı, espriler havada uçuştu, çok güldük, çok eğlendik. Şehrinizde TBS şubesi varsa Fuji Green Tea serisine mutlaka göz atmanızı öneririm. 

Hoşçakalın!






29 Mart 2015 Pazar

8 Mart Cosmo & Care Kahvaltı Etkinliği

Herkese mutlu pazarlar!

Biz Bursalı bloggerlar olarak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde çok güzel bir etkinlikteydik. Geçtiğimiz yaz başında Bursa'ya ilk şubesini açan kozmetik ve kişisel bakım marketi Cosmo & Care, bu özel günde bizler için harika bir kahvaltı etkinliği düzenlemiş, gitmemek olur mu :) 


Merak edenler için; etkinliğimiz Bursa Seyami Usta Tarihi Kebap ve Kaburga'da gerçekleşti. İlk kez gittim ve mekana gerçekten bayıldım. Sizin de gördüğünüz gibi üst kattaki gayet şık salon tamamen bize tahsis edilmişti ve deyim yerindeyse masada bir tek kuş sütü eksikti :) İşini fazlasıyla ciddiye alan garsonlar etrafımızda dört döndü, bayağı şımartıldık diyebilirim :)


Fotoğrafta da gördüğünüz gibi masamızda çeşit çeşit peynirler, reçeller, jambon ve salamlar, envai çeşit börek çörekler, menemen ve omletler, daha neler neler vardı! Bursalılara hafta sonu brunch ve kahvaltıları için öneririm. Ayrıca masamızda biz bloggerlardan başka önemli misafirlerimiz olduğunu da fark etmişsinizdir :)

Hep birlikte keyifli muhabbetler eşliğinde edilen enfes kahvaltı sonrasında, Cosmo & Care mağazalarının kurucusu Metin Bey ile mağazaları hakkındaki görüşlerimizi, sektördeki yenilikleri, bizim düşünce ve isteklerimizi, sosyal medyadaki yenilikleri ve daha bir çok şey hakkında fikirlerimizi paylaştık. Watsons-Gratis gibi büyük kozmetik zincirlerinde büyük bir hızla yer almaya başlayan yabancı drugstore markaları Cosmo & Care'de de görmek istediğimizi, daha fazla kitleye ulaşabilmeleri için daha fazla şube istediğimizi anlattık, daha fazla kişiye ulaşabilmeleri için neler yapılabileceğini konuştuk. Metin Bey de bize çok güzel gelişmelerin müjdesini verdi, çok yakında daha fazla mağaza ve çok daha fazla ürün çeşitliliği bizleri bekliyor. Ayrıca şuan sizlere söyleyemeyeceğim başka süpriz gelişmeler de yolda :) 

Tüm bu fikir alış verişlerinden sonra yine eğlenceli anlarımızı ölümsüzleştirme derdine düştük tabii ki! Elite dergisi de bizlerle birlikteydi, dergiyle ilgili de sohbetler ettik. Eğer hayata geçirebilirsek yakında o cepheden de süprizler duyabilirsiniz :)


Çekilen onlarca selfie'den seçebildiklerim :) Bol kahkahalı, çok keyifli bir etkinliğin ardından Cosmo & Care ekibi bizi eli boş göndermedi, bizlere bir çanta dolusu ürün ve en önemlisi de bir demet kırmızı karanfil hediye ederek Dünya Kadınlar Günü'nün anlam ve önemini bir kez daha vurguladılar :)


Bir yanda Metin Bey bana hediyelerimi ve çiçeğimi takdim ederken, bir yanda da bu güzel etkinlikten sonra benimle gelenler :) 

Öncelikle bu harika kahvaltı etkinliği, hoş sohbetleri ve güler yüzleri için, sonrasında da cici hediyeleri ve güzelim çiçekleri için başta Metin Bey ve organizasyonu düzenleyen Simge Hanım olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Bu arada unutmadan, Cosmo & Care şu anda Bursa'da Fomara ve Altıparmak şubeleri olmak üzere şimdilik 2 noktada sizlere hizmet sunuyor, yakın zamandaki süprizlerinden ve indirimlerinden haberdar olmak için sosyal medyadan takibe almayı unutmayın!

 Instagram (@cosmocaretr)
Facebook (Cosmo & Care)
Twitter (@cosmocaretr)

Hoşçakalın!






21 Mart 2015 Cumartesi

Bitenler #15

Herkese merhaba!

Tam bir ay olmuş yazmayalı. Okulların açılmasıyla öyle yoğun bir tempoya girdim ki... Haftada iki kez laboratuvar, kuizler, gece 11'lere kadar dersler derken buralara uğrayamadım bile. Şimdi bir de vizelerim yaklaşıyor, boş bulduğum ilk aralıkta yazayım dedim ben de, özlemişim!

Açıkçası yazmaktan zevk almadığım bir konu varsa, o da bitenler konusu. Neden bilmiyorum ama sanki sıkılıyorum yazarken, belki de bu yüzden bu kez o kadar çok birikti ki... Ayların ürünü var bu postta :) Ancak seveninin çok olduğunu biliyorum, o yüzden yine de zevkle yazacağım :)


  • HC Haircare Yağlı Saçlar İçin Şampuan: Mis gibi karamel kokulu bu şampuanı çok sevdim. Ancak malesef çok ta düzenli kullanmadığım, arada başka şampuanlar denediğim için etkisini tam olarak gözlemleyemedim. Yine de herhangi bir kepek oluşumu, saç dökülmesi, zor taranma gibi sorunlar yaşatmadı, saçlarımı yıkama sürem bir güncük te olsa uzadı ve bitkisel olmasına rağmen saçlarım keçeleşmeden yumuşacık kalmaya devam etti. Ara ara kullanarak bitirdim.
  • Seranem Bakım Şampuanı: Dermadolin tarafından bir etkinlikte hediye edilen bu ürünün içinde 2-3 kullanıma yetecek kadar şampuan vardı, yarısından da azdı ve takdir edersiniz ki bu kadarcık kullanımla tam olarak bir yorum yapmam mümkün değil. Ancak kokusunun güzel olduğunu ve saçlarımı sertleştirmeden, yumuşak kalmalarını sağlayarak temizlediğini söyleyebilirim. Ayrıca içeriği de çok güzel, oldukça faydalı bileşenler içeriyor. Zaten eczanelerde satılan bir ürün, sürekli kullanımda etkili olacağını düşünüyorum. Yağlanma süresine ise etki etmedi, hep aynı. 
  • HC Haircare Complex: Yanarım yanarım bu ürünü düzenli kullanmadığıma yanarım! Ayda yılda bir kullanımla bile saçlardaki etkisini fark ettiren bu mucizenin değerini bilemedim, en kısa zamanda tekrar alacağım. Ayrıntılı incelemek isterseniz TIK TIK.
  • Dermokil Saç Dökülmelerine Karşı Şampuan: Yine bir etkinlikte gelen deneme boy şampuan. Kokusu gayet güzeldi ve yine Seranem'de olduğu gibi birkaç kez kullanabildim. Saçımı sertleştirmeden temizledi ancak uzun vadede dökülmeye etkilerini gözlemlemek için devamlı kullanmak gerek.
  • The Body Shop Rain Forest Volume Şampuan: TBS'nin bu deneme boy şampuanı da yine malesef bir-iki kullanımlıktı ve ben elimdeki tüm tester şampuanları arka arkaya kullanınca hatlar bir hayli karıştı. Kokusu şekerli ve bitkisel bir karışım gibi, biraz ağır. Benim ince telli ve kafama yapışık saçlarımı birkaç kullanımda hacimlendiremedi malesef, biraz da kuruttu diye hatırlıyorum. Bunu da içeriğinin oldukça temiz olmasına bağlıyorum; paraben, silikon, sülfat ve renklendirici içermiyor. Şans verilebilir.
  • Bioblas Saç Dökülmesine Karşı Şampuan: Hasar görmüş cansız saçlar için olan şampuan tam da bana göre, kokusu güzel, kendisinin sarımtrak, bitkisel bir rengi ve koyu bir kıvamı var. Yeni saçlar çıkarmadı, saç dökülmemi de engellemedi ama azalttı diyebilirim, ayrıca keçeleştirmeden yumuşak kalmasını sağladı. Bu sebeple şuan yenisini severek kullanıyorum.

  • Watsons Asetonsuz Oje Temizleyici: Hiç sevmedim. Watsons'ta bir adet Rimmel oje alana hediyeydi. İnanılmaz yağlı ve temizlemesi oldukça başarısız.
  • Avon Femme Sprey: Femme parfümle beraber almıştım, kokusunu zaten çok seviyorum, spor çantama atmıştım, severek kullandım bitti. 
  • Nivea Pure & Natural Action Deodorant: Pudrasız deodorantlarda Nivea'yı tek geçerim, yasemin çiçeği kokulu bu deodorantı da inanılmaz sevdim. Kutu kutu bitiriyorum.
  • Urban Care Naturals Keratin Sıvı Saç Kremi: Malum artık Down Under yok, yerine Urban Care geldi. Fakat bu ürünü defalarca bitirdiğim Down Under Naturals'ın argan yağlı sıvı saç kremi kadar sevemedim. Hem kokusu şekerli, hem de kolay taramaya o kadar etki etmedi sanki.
  • Avon Wish Of Love Edt: Liseden beri defalarca bitirdiğim parfüm. Evet güzel ama pek kalıcı değil, zaten de inanılmaz sıkıldım, daha da almam sanırım.
  • Roxanne Apple Parfüm: Bu minnağı inanılmaz seviyorum. Sadece ben değil herkes bayılıyor. Ben her yıl Bulgaristan tatilimde stokluyordum ancak Gratis'lerde de varmış, bittikçe alıyorum artık. 
  • Parfume Jewels The Due Tester: Nerden geldiğini bile hatırlamadığım tester bir koku. Paket içindeki parfüm tester'ının mantığını hiç anlamam zaten, ne sürmeye geliyor ne birşey. Sadece açıp koklamalık. Kokusundan pek hoşlanmadığımı hatırlıyorum.

  • Nivea Çift Etkili Göz Makyaj Temizleyicisi: İyi anlaştık. Ayrıntılı yazısı BURADA.
  • Bebak Acı Badem Sütü: Kokusundan ilk başlarda pek hoşlanmasam da sonraları alıştım diyebilirim, hoşuma bile gitmeye başladı. Malesef makyaj temizleme sütleri bana göre değil, tamam cilt makyajını iyi hoş temizliyor olabilir ama o vıcık vıcık krem olayını hiç sevmiyorum, ben misel solüsyon insanıyım. Ayrıca göz makyajını temizlemede çift fazlı temizleyicilerin yanından bile geçemez. Neyse, bitti gitti işte.
  • Nivea All-In-1 Yüz Temizleyici: Beş etkiyi bir arada sunan bu ürün tüm Nivea ürünleri gibi harika ve fresh kokuyor, ancak ilk başlarda birkaç sivilce yaptı. Neyseki sonradan bir daha yapmadı, ancak devamlı kullanmama rağmen cilt tonumu eşitleyemedi ve siyah noktalara kalıcı çözüm olamadı.
  • Neutrogena Visibly Clear Pore & Shine Peeling Jel: Misket limonu ve mandalina özlü bu misss kokulu peeling jelin duyularımı açtığı doğru, ancak yüzümdeki yağı silip süpürürken malesef cildimin daha fazla sebum üretmesine sebep oldu ve dediği gibi parlamalara engel olamadı. Ayrıca da siyah noktalara hiççç etki etmedi, yıkadıktan birkaç dakika sonra belirdiler yine her defasında. Burnumun yanındaki geniş gözeneklere de hiç etki etmediğini üzülerek söylemeliyim, iyi anlaşacağımızı düşünmüştüm fakat olmadı.
  • Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu: Piyasadaki çoğu markanın misel solüsyonunu denemiş biri olarak bu üründen çok daha iyilerini gördüm diyebilirim, ayrıntılı yazısı için TIK TIK.
  • Rimmel London Scandal Eyes Retro Glam Maskara: Seveni çok ama ben nefret ettim. Yazısı BURADA.
  • Maybelline The Colossal Go Extreme Maskara: Günlük kullanım için yeterli geldi ama çok fazla akma yaptı. Yazısı için TIK TIK.
  • Avon Glimmerstick Cosmic Eyeliner: Avon'un asansörlü göz kalemlerini seviyorum, hem uygun fiyatlı hem kaliteliler. Yağlı göz kapağımda akma yapmayan mükemmel kalemle tanışmadım henüz, ancak bir baz ve far ile bunu en aza indirebiliyorum, bu sayede bu ışıltılı Blackened Night isimli gri kalemi de severek kullandım. Tekrar alırım.
  • Flormar Siyah Göz Kalemi: Çok çok uygun fiyatlı, buna karşılık orta dereceli performansa sahip bir ürün. Kalıcılık ve dağılma bakımından 15-20 liralık kalemlerden bir farkı yok bana göre, hatta daha bile iyi diyebilirim. Tek eksisi sert yapısı ve zor sürülmesi.
  • Flormar Kaş Kalemi No 401: Çok uygun fiyatlı ve çok sevdiğim kaş ürünüm. Bu rengi bende inanılmaz doğal duruyor. Kaş maskaraları bu kalemin yanında sınıfta kaldılar. Yenisini kullanmaya başladım bile. 

  • Benri Kare Makyaj Temizleme Pamuğu: Kullandığım andan itibaren aşık olduğum pamuk. İnanılmaz seviyorum, disk pamukların yüzüne bile bakmıyorum. Çok kaliteli ve bereketli, her indirimde stoklanıyor.
  • Orkid Yaprak: Her zamankiler, vazgeçilmezler. 
  • Palmolive Thermal Spa Massage Duş Jeli: Liseden beri asla değiştirmediğim duş jelim. Bayılıyorum. Yenisini yarıladım.
  • Garnier Nem Dengesi Karma ve Yağlı Ciltler İçin Nemlendirici Sorbe: Bir sürü tester'ı olan ürünü çok düzenli bir şekilde her gün kullandım, bir tanesi 3 kullanım kadar yetiyordu, yani yaklaşık bir aya yakın kullandım. Malesef yağlanmayı kontrol altına almadı, suratım yağdan parladı. Memnun kalmadım.
  • Purederm Oksijen Maskesi: Yumuşacık dokusunu ve çıtır çıtır patlayan baloncuklarını ne kadar sevsem de ısrarla sivilce yapan ve pek bir etkisini göremediğim maske. Sanırım bir daha almayacağım.
  • Benri Peeling Etkili Makyaj Temizleme Diski: Hiç sevmedim, taneciklerini yüzümü çizdi, çok kullanışsız bir ürün. Bir daha asla almam, kare pamuğun gözünü seveyim!
  • Signal White Now Diş Macunu: Keskin ferahlığıyla sevdiğim ve yanımda taşıdığım bir üründü ancak anında beyazlık etkisi sigara-çay-kahve lekeleri için geçerli sanırım. Benim gibi hayat boyu antibiyotik kullanmaktan birkaç ton sararmış dişlerde pek bir etkisi olmadı. 

Bir bitenler yazısının daha sonuna geldik. Size demiştim çooook birikti diye :) Umarım sıkılmamışsınızdır, merak ettiğiniz ve sormak istediğiniz ürünler olursa ben buradayım, sevgiler :)




22 Şubat 2015 Pazar

Blogger Etkinliği | Albina Cheesecake

Herkese mutlu pazarlar!

Bundan tam iki hafta önce biz Bursalı bloggerlar olarak, Bursa'mıza yeni açılan harika bir mekanı keşfetmeye gittik; Albina Cheesecake! FSM Bulvarı'nın Esentepe tarafındaki girişine açılan bu küçük ama cici mekanda çok neşeli ve lezzetli saatler geçirdik, işte ayrıntılar! :)


Adından da anlaşılacağı gibi burası ağırlıklı olarak cheesecake üzerine kurulmuş bir mekan ve bu tarz bir işletme Bursa'da bir ilk. Burayı bir anne, bir kızı ve bir oğlu işletiyor. Daha önce İstanbul'da bu işi yapan aile, babalarının işi nedeniyle Bursa'ya taşınmışlar ve uzmanı oldukları işe burada devam etme kararı almışlar. Henüz bir buçuk aylık çok yeni bir mekan, o yüzden ufak tefek eksikleri olsa da genel olarak aile herşeyi rayına oturtmuş :)


 Mekan sahipleri köken olarak Çerkez'lermiş. "Albina" kelimesi de Çerkez'lerde "beyaz" demekmiş, bu ismi kullanmalarınınsa özel bir sebebi yok ama kulağa oldukça güzel geliyor olması etkili tabii :) Ayrıca mekanın pastel renklerle süslü bembeyaz, ferah ve iç açıcı olması da ismiyle çok güzel örtüşüyor :) Bu arada sahiplerinin inanılmaz sıcakkanlı, güleryüzlü ve ilgili olduklarını söylemeliyim, çünkü bence bir mekanda bu en önemli şeylerden biri!


Albina'nın cheesecake'leri tamamen el yapımı ve %60 oranında peynirden üretiliyor. Normalde de cheesecake severim, o ekşimsi tada bayılırım ancak buradakiler bambaşka birşey! Şu resimde gördüğünüz frambuazlı yok mu, nasıl taze, nasıl lezzetli... Her zevke, her damak tadına hitap eden daha bir çok çeşit cheesecake mevcut mekanda. Sadece cheesecake değil, kurabiyeler ve çeşitli tatlılar da yer alıyor Albina'da.


Bu arada mekanın temizliğine ve hijyenik koşullarına da ayrıca dikkat çekmek istiyorum. Mekan sahipleri bizi özel olarak mutfağa da davet ettiler, çalışma şartlarını kendi gözümüzle görmemizi istediler. Çünkü hepimiz biliyoruz ki yediğimiz içtiğimiz ne olursa olsun, eğer dışarıda yiyorsak her birimiz için en önemli parametre temizlik ve hijyen. Çok geniş, ferah ve hijyenik olan mutfağın ortasındaki dev mermer tezgahın nasıl pırıl pırıl parladığını buyrun kendiniz görün :)


Mutfak ta mekanın adı gibi bembeyaz ve ferah. Tüm bu gözlemler ve bilgilerden sonra bizler de yerimizi aldık ve birbirinden leziz ikramlar gelmeye başladı. Ardından çay, ardından Türk kahvesi derken akşama kadar oturduk, vakit nasıl geçti anlamadık :)


Sunumlar enfes, tatlılar lezizdi. Çay takımları, şekerlikler, herşey mekana paralel şekilde şirinlikte son noktaydı. Tüm bu lezzetleri deneyimlerken bir yandan da her zamanki eşsiz sohbetler, bolca kahkahalar aldı başını gitti tabii :) Aramıza yeni katılan ve uzun zamandır tanıyormuşçasına sevdiğimiz Pınar'ın selfie çubuğu da etkinliğimizin gözdesi oldu, neredeyse yüzlerce fotoğraf çekindik, vloglar çektik, inanılmaz eğlendik. Fotoğraf çekinmeyi seven herkese selfie çubuğu şart, özellikle tatillerde fotoğraf çekmekten nefret eden kardeşime yalvarmamak için en kısa zamanda bir tane edineceğim :) 


Ne kadar çok eğlendiğimiz; yüzlerce foto arasından zorlukla seçebildiğim bu fotoğraflardan da belli olmuyor mu :) Bu kızların heppppsini çok ama çok seviyorum, her defasında söylüyorum ama tekrar söyleyeceğim, biz ne kadar güzel dostluklar kurduk böyle :) Aralarında olmaktan çok mutluyum!


Demem odur ki her konuda çok beğendiğim, çok memnun kaldığım bir mekan daha keşfetmiş oldum bu etkinlikle birlikte. Herşeyden önemlisi canım istediğinde gönül rahatlığıyla "Hadi cheesecake yemeye gidelim!" diyebileceğim bir yer var artık Bursa'da. Son olarak topluca çekindiğimiz fotoğrafımızı da ekleyip o gün bir arada olduğumuz arkadaşlarımı etiletleyeyim :) Sol baştan;

Bendeniz :)
Mekan Sahibi :)

Albina Cheesecake sahiplerine herşey için çok çok teşekkürler! Bursalıların mutlaka uğraması gereken bir mekan. Ayrıca sosyal medyadan da bu lezzetleri takip edebilirsiniz. Hoşçakalın!