27 Ocak 2015 Salı

Loreal Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu

Herkese merhaba!

Sonunda bloga dönebildim. Uzun zamandır hep ürün incelemelerinden gidiyorum, bugün de Loreal'in üç etkili makyaj temizleme suyundan bahsedeceğim. Ama farklı blog yazılarıyla ilgili aklımda projeler yok değil, takipte kalın ;)


Daha önce Bioderma, Cyrene ve Garnier markalarının kusursuz makyaj temizleme suyu adı altındaki misel solüsyonları kullanmış, en çok Cyrene'den memnun kalmıştım. Biraz şişirilme bir ürün olduğunu düşündüğüm Bioderma ile başlamıştım misel solüsyon kullanmaya ve o pratikliği, makyajımı temizlerken sağladığı o kolaylığı gördükten sonra vazgeçemez oldum bu tarz ürünlerden. Son zamanlarda piyasadaki çoğu marka teker teker misel solüsyonlar piyasaya sürmüşken, her birini 
 deneyip kendime en uygun olanını bulup onla devam etmek istediğim için bu kez Loreal deneyeyim dedim.


Ürün 200 mL ve bence bu her gün kullanılan bu tarz bir makyaj temizleyici için çok az bir miktar. Mesela bir Bioderma 500 mL, Garnier 400 mL iken bu ürün onların yarısı kadar ve kesinlikle hiç bereketli değil. Üstelik te fiyatının neredeyse Garnier ile aynı olduğunu düşünürsek! Ben Garnier'i 4-5 ay kullandım ancak bu ürün 1 ayda yarısının da altına indi. Bunda tabii ki Loreal ürünlerinin genelinde bulunan saçma kapak tasarımı faktörü de etkin. Bu kadar kaba ve hantal görünümlü, aynı zamanda kullanışsız bir kapak tasarımını neden tercih ederler yıllardır anlamış değilim. Şu an kullandığım göz makyajı temizleyicisinde de aynı sorunu yaşıyorum (hatırlamak için TIK TIK) ve ürünleri pamuğa dökmeyi bir türlü başaramadım, her defasında bir miktar ürün yere dökülüyor ve çok fazla israf oluyor. Sırf bu yüzden çok fazla beğensem bile bir daha almayacağım bir ürün her ikisi de, ki öyle çok ta beğenmedim zaten.

Fotoğrafta ürün üzerindeki açıklamalar ve içeriğini görüyorsunuz, içerik kötü sayılmaz. Kıvamı oldukça akışkan ancak bildiğimiz sudan çok az daha yoğun gibi geldi bana. Kokusu çok hafif ve kötü değil, varla yok arası, o yüzden hiç rahatsız edici değil. Kuru ve hassas ciltler için diyor, alırken buna hiç dikkat etmemişim, şayet cildim oldukça yağlı. Belki de bu yüzden çok iyi anlaşamadık bu ürünle.


Ürünü satın aldığınızda kapağında bulunan karton etiketin arkasında da ne şekilde kullanılacağına dair bilgiler yer alıyor. Benim yorumlarıma gelecek olursak; tıpkı Bioderma ve Garnier'de olduğu gibi göz makyajını temizlemede Loreal'i de çok vasat buldum, Cyrene'i deneyip göz makyajımı nasıl etkili ve kusursuz bir şekilde temizlediğini gördükten sonra diğerlerini göz makyajımı temizlerken kullanmayı aklımdan bile geçirmiyorum açıkçası. Bu ürün suya dayanıklı rimelimi temizleyemiyor, çok zorlanıyor, pamuğa ne kadar döksem de rimel ve eyeliner'ıma kuru geliyor, çok fazla ovuşturmak gerekiyor. Bu yüzden sadece cilt temizliğimde kullandım ve şunu söyleyebilirim ki Garnier bir tık daha başarılıydı sanki. Loreal için orta sınıf diyebiliriz.

Ancak göz makyajımı çift fazlı ürünlerle temizledikten sonra gözlerimde kalan yağlı tabakayı bu ürünle bir kez daha temizliyorum ki göz çevremde yağ butonu oluşmasın (kesinlikle öneririm, eğer çift fazlı, dolayısıyla yağlı göz makyajı temizleyicileri kullanıyorsanız göz çevrenizi asla o şekilde bırakmayın!). Ancak yanlışlıkla gözüme kaçtı ve inanılmaz derecede yaktı, mesela Cyrene hiç mi hiç yakmıyordu. Ayrıca göz makyajımı yaparken bir hata yaptığımda düzeltmek için pamuklu çubuğa üründen döküp rötuş yapmaya çalıştığımda hiç başarılı olmadığını farkettim, göz içime bulaşan far, kalem gibi ürünleri bile temizleyemiyor, ben de süt formdaki temizleyicilerle yapıyorum rötuşumu. 

Tüm bunların dışında söyleyecek bir şeyim yok, Bioderma gibi gözle görülür şekilde cildimi yatıştırmadı veya Cyrene gibi makyajımı mükemmel şekilde temizlemedi, Garnier gibi hesaplı ve bereketli de değil, dolayısıyla bir daha almayacağım bir ürün oldu. Bir adet te Nivea misel solüsyonum var stoğumda, sıra onda, onu da beğenmezsem Caudalie, Avene, Nuxe gibi dermokozmetik markaların misel solüsyonlarına yönelmeyi düşünüyorum. Hiç olmazsa Cyrene'e döneceğim, kendisinden çokça memnundum, yazısı BURADA.

Yorumlarınız ve misel solüsyon önerilerinizi bekliyorum, hoşçakalın!





19 Ocak 2015 Pazartesi

Loreal Çift Fazlı Pratik Makyaj Temizleyici | Göz ve Dudak

Herkese merhaba!

Göz makyajim için çift fazlı temizleyici arayışlarım hala devam ediyor, şimdiye kadar kullandığım hiç bir markadan istediğimi alamadım. Ya kirpiklerimi döktü, ya çok yağlı his bıraktı, ya rimelimi tam anlamıyla temizleyemedi vs. Bu yüzden her defasında başka bir marka deniyorum, yılbaşı indiriminde sırada Maybelline vardı ama görevli kızın yoğun ısrarları üzerine vazgeçip Loreal aldım.


Loreal'in pratik makyaj temizleyicisi, diğer çift fazlı makyaj temizleyicilerinden farklı olarak dudak makyajı için de kullanılabiliyor. Suya dayanıklı makyaj dahil tüm makyajı çıkarır, yağ kalıntısı bırakmaz, hassas gözler için uygundur gibi vaatleri var. Ayrıca oftalmolojik olarak test edilmiş. 

Ancak gördüğünüz gibi ürünün şişesi aşırı kaba ve hantal bir kapak tasarımına ait. Bu tarz ürünlerde benim için tasarımı, ambalajı değil de içerik ve performans önemli olduğu için hiç dikkatimi bile çekmemişti, taa ki hiçbir defasında ürünü ziyan etmeden pamuğa dökemediğimi farkedene dek. Yaklaşık 3 haftadır neredeyse her gün kullanıyorum ve bir kez bile pamuğa adamakıllı döküp makyajımı silemedim, o köşeli ve dümdüz kapak yapısı yüzünden her defasında mutlaka yere dökülüyor, damlıyor. Ve okuduğum tüm yorumlarda herkesin bu yönde şikayetinin olduğunu gördüm, demek ki sorun bende değil, gerçekten kapak tasarımında ve ben bundan hiç hoşlanmadım, çünkü zaten bu tarz ürünleri çok çabuk bitiriyorum, bir de üstüne yarısını ziyan edip daha sık aralıklarla almak zorunda kalmak istemiyorum.


Ürün çalkalanınca bu şekilde bir görünüm alıyor, fazlar kolayca birbirine karışıyor ve kolay kolay ayrılmıyor, acele etmeden rahat rahat pamuğa homojen bir şekilde alıp makyajınızı silebiliyorsunuz. Nivea'nın en büyük sorunu buydu mesela, ne kadar çalkalarsanız çalkalayın fazla tam anlamıyla karışmıyor ve saniyesinde ayrılmaya başlıyordu. Loreal'in ise sevdiğim tek özelliği bu oldu diyebilirim.


Ürünün arkasındaki açıklamaları ve içeriğini görmektesiniz. Piyasadaki çoğu göz makyajı temizleyicisi gibi 125 ml, çok çabuk bitiyorlar bence miktarları artırılabilir :) İçeriğinde o çok bilinen zararlılar (paraben vs.) yok, gayet yumuşak ve nazik bir yapıya sahip. Gelelim makyajı temizlemedeki başarısına. Malesef bu konuda sınıfta kaldı, Maybelline Rocket Volum' rimeli o kadar çok bulaştırıyor ki, resmen yanaklarıma, şakaklarıma bulaşıyor, pandaya dönüyorum, bir sürü kare pamuk harcıyorum. Evet Rocket Volum' zaten temizlenmesi zor bir rimel ancak Nivea'da böyle bir sorun yaşamamıştım. Sonrasında başka bir rimelde denedim, onu bulaştırmadı ancak yine de vasattı, rimeli bir türlü kirpiklerimden sökemedi ve bayağı ovalamak zorunda kaldım. Yani bu da demek oluyor ki vaad ettiği gibi suda çıkmayan ve uzun süre kalıcı makyajı kolayca etkili bir şekilde temizleyemiyor. Ayrıca malesef yağ kalıntısı bırakıyor. Evet çift fazlı ürünlerin hepsi bırakıyor ama bir süre sonra emilip yerini kadife gibi bir hisse bırakıyor, en azından Nivea'dan o konuda çok memnundum. Ancak Loreal'deki o yağlı his kolay kolay emilmiyor malesef. Ve ben üzerinde misel makyaj temizleme suyuyla bir kez daha geçiyorum ki yağ butonu oluşmasın göz çevremde. 

Ayrıca kirpik diplerimdeki eyeliner ve rimel kalıntılarını temizlemedeki başarısı da yine Nivea'nın yanında kötü diyebilirim. Ovuşturarak çıkarıyorum malesef kirpik diplerindeki makyajı, ne kadar iyi temizlediğimi düşünsem de misel suyla üzerinden geçtiğimde pamukta siyah makyaj kalıntısı görüyorum her defasında. Allah'tan kirpiklerimi dökmüyor ve gözlerimi yakmıyor, bunlar bu ürünü bitirebilmem için tek tesellim. Çok memnun olanı da var, ancak ben kendi kullandığım makyaj malzemeleri doğrultusunda söylüyorum ki çok daha başarılı ürünler kullanmıştım. Loreal'in bu ürünü bir daha almayacağım bir ürün oldu malesef, bir dahaki sefere Maybelline, Neutrogena veya Yves Rocher düşünüyorum, önerilerinizi şiddetle bekliyorum :)

Hoşçakalın!






18 Ocak 2015 Pazar

Son Alışverişler | Kozmela/Claire's/Calzedonia/Koton/Linens/Watsons

Herkese mutlu pazarlar!

Çok uzun süre alışveriş yazıları yazmayışımın ardından, son birkaç seferdir yazmak çok hoşuma gitti. Yazarken en keyif aldığım konulardan birisi kesinlikle, zaten o alışverişleri yapması da oldukça keyifli :) Son zamanlarda yaptığım minik alışverişleri, tek tük parçaları paylaşmak istedim ben de.


Öncelikle Kozmela alışverişimden bahsedeyim. Geçtiğimiz günlerde Nuxe markası 20. yaşını kutladı ve tüm dünyada açık ara en sevilen lip balmlardan biri olan Reve de Miel lip balmı 20. yıla özel amabalajıyla piyasaya sürdü. Bir de üstüne Kozmela 1 alana 1 bedava kampanyası yapınca herkes o kadar kapış kapış aldı ki, açıkçası ilk o şekilde haberim oldu böyle bir lip balmın varlığından. Biraz incelediğimde bir lip balmdan öte bir dudak maskesi, sadece gece kullanmaya uygun çok yoğun yapılı bir dudak balsamı olduğunu öğrendim ve önümüzdeki günlerde Roaccutane tedavisine başlayacak olan erkek arkadaşımın aşırı derecede kuruyup çatlayacak dudakları için en uygununun bu olacağını düşünüp kampanya bitmeden sipariş verdim. Benim de dudaklarım bakımsız kaldığında yaz kış kurur ve çatlar, hele kışın bakımlar bile yetersiz kalır, bu sebeple kendime de almış oldum ki sert havanın etkilerinden en iyi şekilde koruyabileyim. Ancak ben özellikle pembe istiyordum ve sarı geldiğini görünce inanılmaz bozuldum, evet sanırım bu tarz şeylerde biraz şekilciyim :( Ama hata benim, sipariş verirken özellikle pembe istediğimi not düşmem gerekiyormuş. Bendeki de nasıl şans be kardeşim :( Bu arada Kozmela'da kampanya hala devam ediyor, 29 küsur liraya iki adet lip balm sahibi oluyorsunuz, ihtiyacınız varsa kaçırmayın!


Claire's mağazasına sürekli girerim, cicili bicili birçok şey beğenirim ama ufacık şeylerin abartılı fiyatları yüzünden çoğu zaman almadan çıkarım. Ancak ara sıra indirimde yakalayınca alışveriş yaparım, mesela bambu makyaj fırçası seti almıştım ve çok memnunum. Yine geçen gün ne var ne yok diye bakmaya girdim ve soldaki gülkurusu/mürdüm tonlu metalik ışıl ışıl fara resmen vuruldum! Üstelik sadece 7.99 liraydı, hepsinin yapısı böyle güzel mi diye birkaç tane daha denedim ve altın/bronz tonlu olana da aşık oldum. İkisini alıp çıktım, çok yakında uygulamalı yazıları gelecek :) Biri 10, biri 09 numaraydı ancak etiketlerini çıkardığım için net hatırlayamadım, affola :)


 Calzedonia indirimi de çok konuşuldu, çok kapışıldı. Ben çok fazla bir şey almadım ama bir çorap delisi olarak Instagram'da bu İngiltere sembolleriyle süslü çorapları görünce bayıldım ve Calzedonia'nın önünden geçerken son anda aklıma gelmesiyle girip aldım! Sadece son iki çift kalmıştı ve ikisini de ben aldım, biri şimdi giymeye biri çeyize. Zaten çeyizim sadece çoraptan oluşacak sanırım, o kadar çok seviyorum ki :) Kids yazıyor ama 37-39 numara, bilginize :)


Koton'da takılar oldukça indirimde, bu ciciş küpeleri de sevdiceğim beğendi ve bana hediye aldı :) Akşam akkor lamba altında çektiğim için soluk duruyor ama aslında çok güzel ışıldıyor. Sevdiceğimin bana Koton'dan aldığı tek hediye bu değil. Bir de yılbaşı hediyem var tabii ki :) 


 Bir zamanlar yağmur çizmelerini görmeye bile dayanamayan, giyenlere zevksiz gözüyle bakan ben, asla giymem diyerek çok büyük konuşmuşum, yağmur çizmesinden başka çizme kullanmaz oldum, her gördüğümü ister oldum! O kadar çok seviyorum ki, evdeki kahverengi yağmur çizmelerime ek bir de siyah beğendim Koton'da ama öyle böyle değil, resmen öldüm! Eee bu kadar beğenince sevgili de yılbaşında ne alsam derdinden kurtulmuş oldu :) Ancak hususi olarak fotoğraflamayı unutunca yukarıdaki fotoğrafımı Instagram'dan alıp koydum, anca belli olmadığını görünce aynısı internette bulup altına onu da iliştirdim :) Çizmeler birebir aynı, tek fark benimkinin kemerlerinin zımbalı olması. Çok şık değil mi :)

Hediye demişken, birinin daha bana yılbaşı hediyesi vardı;


En yakın arkadaşlarımdan biriyle alışverişe çıktık ve o benim banyo sonrası giymek için havlu terliğe ne kadar ihtiyacım olduğunu bildiğinden Linens alışverişi sırasında bana ve kendisine bu cicileri almış, o kadar rahat ve kullanışlı ki, banyodan sonra saatlerce ayağımdan çıkmıyor :) Havlu yapısı sayesinde ayaklarım ıslak ve nemli kalmıyor, odama gelene dek tamamen kurumuş oluyor, bayıldım! Kendisine buradan bir kez daha teşekkür edeyim ve yeni yıl hediyelerimi de son alışverişlerim arasına sıkıştırmış olayım :)


Yine birkaç hafta önce yapmış olduğum tek parçalık Watsons alışverişi, buna alışveriş bile denemez ama Rimmel Glitter Bomb ojelere tek kelimeyle bayıldım, en kısa zamanda diğer renklerini de alacağım! Işıl ışıl!


Ve son olarak küçük bi bijuteriden aldığım kar taneli şahmeranım. Uzun zamandır elde zarif durabilecek bir şahmeran arıyordum ve bu ciciyi 5 liraya görünce alıverdim, muhtemelen kısa sürede kararacak ama yine de çok beğenerek takıyorum. Kar tanesi de tam havalara uydu sanki :)
 

Son zamanlarda aldıklarım işte bu kadardı, malesef tüm mağazaların yaptığı büyük indirimlerden henüz yararlanamadım, umarım benim durumlar düzelene kadar indirimler bitmez :) Siz son zamanlarda neler aldınız?

Hoşçakalın!



15 Ocak 2015 Perşembe

Kozmobio ile Bursa Ayak + El Bakım Merkezi El Bakımı Etkinliği

Herkese merhaba!

Yaklaşık on gün önce, Yeşil Maviyle Yaşam blogunun sahibesi Sevgili Şerife'nin katkılarıyla ve Kozmobio sponsorluğunda Bursalı blogger arkadaşlarımla beraber Bursa Ayak + El Profesyonel Bakım Merkezi'nde el bakımı üzerine bir etkinlik gerçekleştirdik. Bursa FSM'de bulunan bakım merkezinin hem işletmecisi hem çalışanı olan Ukrayna asıllı Melissa Hanım ve Kozmobio yetkilisi Orcan Bey ile çok samimi, çok keyifli muhabbetler eşliğinde harika bir gün geçirdik! 


Tuğba (İsimyoktu) ve ben en erken gelenlerdik, Orcan Bey o sırada bizler için ürünlerini hazırlıyordu. Gayet sıcakkanlı bir şekilde karşıladılar bizi. Melissa Hanım'la hemen derin bir muhabbetin içinde bulduk kendimizi. Kendisi 10 yılı aşkın süredir Türkiye'de yaşıyormuş, öncelikle İstanbul'da başladığı hayatını Bursa'da sürdürüyormuş. Evli bir çocuk annesi olan Melissa Hanım bu işin eğitimini almış, klasik manikür pedikür salonlarından oldukça farklı olarak bir sağlık merkezi kurmuş kendisine. Bursa'nın en işlek, en güzel caddelerinden birinde yer alan merkez için "Bay-bayan kesinlikle fark etmiyor, çünkü burası bir sağlık merkezi." diye ekliyor konuşmalarımızın arasında :) 


Herkes yavaş yavaş toplanınca Orcan Bey bizlere Kozmobio markası ile ilgili çok detaylı bilgiler verdi, her ürünü en ince ayrıntısına dek anlattı. Bu sırada Melissa Hanım da teker teker bakıma almaya başladı kızları. Etkinliğimizi anlatmaya başlamadan önce Kozmobio markası hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Kozmobio; Athena's isimli bir İtalyan markasına ait ve %100 organik kozmetik ve bakım ürünleri üretiyor. Her cilt, saç tipine uygun tamamen organik ürünlere sahip ve petrol türevleri, sles, paraben, silikon, boyarmadde, hayvansal türevlerin hiç birini bünyesinde barındırmıyor. Ayrıca hayvanlar üzerinde de test edilmiyor. Athena's markası ülkemizde pek tanınmamakla birlikte belirli şehirlerde bir kaç satış noktasına sahip, ancak Avrupa'da her yerde kolaylıkla ulaşabileceğiniz, çok tanınan, sevilen ve tercih edilen bir marka.


Burada Kozmobio ürünlerinin sadece bir kısmını görüyorsunuz. Daha detaylı bilgi vermek istediğim için internet sitelerinden alıntı yapıyorum;

Kozmobio kimdir ?
Kozmobio.com; yeniliğe açık, kendine ve çevresindekilere önem veren, doğaya ve hayvanlara saygılı, ekosürdürülebilir ürünleri tercih eden ve kullanmak isteyen kişilerin; Avrupa seyahatlerinde gördükleri, kullandıkları fakat Türkiye de bulamadıkları markaları en avantajlı fiyatlar ile müşterilerinin beğenilerine sunmayı hedefleyen bir kuruluştur.
Kozmobio.com; başta İtalya ve İngiltere olmak üzere Avrupa Birliği’nde üretilen ve birlik standartlarını karşılayan ürünlerden başka hiçbir ürünü vitrine çıkarmaz.
Kozmobio.com; müşteri memnuniyetine ekstra önem veren ve müşteri beklentilerini en üst düzeyde karşılyacabilecek eğitimleri almış uzman kadro ile görev birliği yapar. Yine aynı şekilde uzman Eczacılardan oluşan yönetim karar ekibi ile insan sağlığına zararlı olabilecek hiçbir ürünü satışa sunmaz.
Kozmobio.com % 100 orijinal ürün garantisi sunar. Satışa sunduğu bayilik usulü markaların Türkiye genel ithalatçısıdır. Bu sayede ürünleri her zaman daha ucuza ve %100 orijinallik güvencesi ile satın alabilirsiniz.


Kozmobio; bünyesinde Mediterrenao, Erboristica, Aloebio50, Purysens, Natural Remedies gibi alt markalar barındırıyor. Hepsi farklı özellik ve güzelliklere sahip; örneğin Aloebio50 serisinin tüm ürünleri %50 aloevera suyu içeriyor ve %100 organik. Mediterrenao serisinin tüm ürünleri organik naturel sızma zeytinyağı bazlı, Erboristica serisi ise %100 bitkisel orjinli doğal bir seri. Purysens serisi hassas ciltlere özel ve %100 vegan sertifikalı ürünlere sahip. Ayrıca serilerin hemen hemen hepsi biyolojik ürün sertifikasına sahip. O kadar çok seri ve ürün var ki, BURADAN siteye ulaşıp bizzat incelemenizi şiddetle tavsiye ederim. Bu arada siteye üye olduğunuzda anında %5 indirim kuponu, bir ürün alıp hakkında yorum yaptığınızdaysa anında 5 lira kazanıyorsunuz, ister bir başka ürün alımında kullanın, ister biriktirip bir alışverişinizi bedavaya getirin :)

Üstelik hepsi bu kadar da değil, 100 tl ve üzeri alışverişlerinizde ücretsiz kargo ve 15 tl değerinde güzeller güzeli Erboristica bitkisel sabuna da sahip oluyorsunuz, harika değil mi!


 Biz içeride tüm bunlar hakkında bilgi sahibi olurken, Melissa Hanım da oldukça ferah ve hijyenik salonunda teker teker kızları ağırladı. Bu arada Melissa Hanım'ın el-ayak bakımında Kozmobio ürünleri kullandığını söylememe gerek yok sanırım, tahmin etmişsinizdir :)


Melissa Hanım işini gayet ciddiye alıyor, her uygulamada ellerimizin altına serdiği tıbbi örtüyü ve eldivenlerini değiştiriyor, kullandığı aparatları (çok emin olmamakla birlikte) sanıyorum UV ışınlarıyla dezenfeksiyon sağlayan minik bir fırında muhafaza ediyor. 


İşte bu da benim sert hava koşulları sebebiyle iyice kuruyup çatlayan elim :) Özellikle ojelerimi silerek gittim, iyiki de öyle yapmışım. Melissa Hanım manikür yaptırıp yaptırmadığımı sordu, hayatımda bir kez bile maniküre gitmediğimi, kendi kendime yaptığımı duyunca şok oldu, çünkü tırnaklarımı törpüleme şeklime bayıldı :) Hatta bana "Maaşallah!" dedi, bende iş varmış, öyle söyledi :) Sonrasında ucundan su şeklinde dezenfektan püskürten bir aparatla tırnak etlerimi düzeltti, ancak asla kesmedi. İstek doğrultusunda kesiyormuş, ama önermiyor elbette. Sonrasında resimde gördüğünüz gibi dönen törpümsü bir aparatla tırnak yüzeylerimi pürüzsüzleştirdi. Tüm bu işlemler sırasında hiç bir şekilde acı, sızı hissetmedim, gayet nazik bir şekilde uyguladı Melissa Hanım hepsini. Ve tabi uzun uzun muhabbet ettik işlemler sırasında, o kadar tatlı ve canayakın bir bayan ki :) Son olarak Kozmobio'nun harika zeytinyağlı el kremlerinden birini el ve bileklerime masaj yaparak uyguladı. Sonuç; pamuk gibi yumuşacık, mutlu eller, şimdiye dek hiç olmadığı kadar pürüzsüz ve bakımlı görünen tırnak etleri :)


İçeri döndüğümüzde sizin için birkaç ürünü daha fotoğraflamak istedim. Yukarıdaki bordo renkli şık paketler; içinde el ürünleri bulunan kışa özel bakım setleri ve ne yalan söyleyeyim çok gözüm kaldı :) Gül kokulu dekoratif ve bir o kadar da doğal sabunlar ise tam çeyizlik değil mi sizce de?


Gönül ister ki sizler için fotoğrafladığım tüm ürünleri tek tek buraya koyup anlatayım, ancak o kadar fazla uzatıp sizleri sıkmak istemediğim için en dikkatimi çeken iki ürünü eklemek istedim. Aloebio50 serisinden organik deodorant, kesinlikle alkol ve sağlığımız için çok zararlı olan ancak terlemeyi önlemek adına tüm deodorantlarda bulunan alüminyumu içermemesiyle benim gönlümü çaldı. Bildiğiniz üzere alüminyum koltukaltındaki gözenekleri tıkayarak çok sağlıklı bir eylem olan terlemeyi önlüyor, bu da meme kanseri başta olmak üzere bir çok kanser ve hastalığa yol açabiliyor. Bu tarz şeylerden çok korktuğum için oldukça hoşuma gitti bu ürün, ayrıca içerdiği aloevera sayesinde epilasyon sonrası ferahlık hissi sağlıyor, rahatlatıyor, doğal bakteri floramıza zarar vermeden hafif ve hoş kokusuyla terlemeyi 24 saat boyunca kontrol altına alıyor, dikkatinizi çekiyorum önlemiyor! Çünkü terlemek sağlıklıdır. 

Çok beğendiğim bir diğer ürünse hemen yan taraftaki parfüm. Bu ürün bildiğiniz parfümlerden çok farklı, saniyeler içinde değişerek tam 4 farklı koku algısı oluşturuyor sizde. İlk sıkıldığında oldukça ağır olan koku biraz sonra baharatlı bir kokuya bırakıyor yerini, sonrasında hafifliyor ve en son hafif mi hafif, baymayan, size ilkbaharı hatırlatan misler gibi şekerli bir kokuya dönüşüyor. Şekerli kokulardan nefret eden ben bile bayıldım çünkü asla içinizi baymıyor, çok hafif ve tatlı bir koku. Tahmin edebileceğiniz gibi içinde en ufak bir zararlı bile yok! Çok ta kalıcı, akşam eve gidene kadar bileğimi kokladım durdum, tavsiye ederim :)


Ve son olarak Natural Remedies serisinden Flori di Bach sabunlarından bahsedeyim. Bu sabunlar bildiğimiz sabunlardan değil, çok değişik özellikleri var. 1930'larda İngiliz doktor Edward Bach tarafından eski usüllerle hiçbir kimyasal işleme tabi tutulmadan floral bitki özlerinin karışımları olarak geliştirilen bu sabunlar, psikolojik ve fizyolojik dengeyi sağlamak amacıyla bozulmuş duygusal statüyü harmonize edip, aynı zamanda pozitif anlamda harekete geçirmeye ve de bununla birlikte her yönden iyi hissetmeye yarayan homeopatik tedavi ediciler olarak gayet işe yarıyormuş. Bitkisel özlerin ve kokularının tedavi edici özelliğine inanan Bach, 4 eşsiz formül geliştirmiş; 
  • Cherry Plum; Cesaret, enerji, doğallık
  • Red Chestnut; Optimizm, pozitiflik, olumlu duygular
  • Agrimony; İç mutluluk, içsel farkındalık, dinginlik
  • Impatiens; Sakinlik, sabır, ruh hassaslığı
 Çok ilginç değil mi? Bizlere de gün boyu dağıtılan ve denetilen bir sürü tester ürünün yanında hediye olarak birer adet yeşil Flori di Bach sabunu hediye edildi, Impatiens yani sabır otu içeren sabun tam da bana göre, günlük hayatımda aşırı stresli yaşayan, çok çabuk parlayan, aşırı gergin ve sinirli bir yapıya sahibim, bir o kadar da sabırsızım, bu yüzden yeşil olanını hediye etmelerine çok sevindim. Ve kokusu... Mükemmel! Ara sıra elime alıp alıp kokluyorum, demek ki gerçekten işe yarıyor şu koku olayı! Mutlaka denemelisiniz!


İşte bunlar da hediyelerimiz. Bu arada çekiliş yaptık, 117 benim numaramdı ama malesef ben şanslılardan olamadım :) Sabunumun yazısı ayrı olarak geleceği için ayrıntıya girmedim. Ayrıca gördüğünüz gibi Melissa Hanım'dan %20 indirim kuponu hediyemiz var, en kısa zamanda gidilecek :)


Size Melissa Hanım'ın Ayak + El Profesyonel Bakım Merkezi'nin iletişim bilgilerini ve uyguladığı işlemleri de aktarayım :) Melissa Hanım el ve ayakların rutin bakımını ayda en az 1 kere olarak öneriyor, el bakımı 30, ayak ve el ikisi birlikte 70 lira :)


 En son olarak etkinliğimizden iki kare paylaşarak yazıma son veriyorum. Buraya kadar sıkılmadan okuduysanız çok teşekkür ederim :) Fotoğraflarda eksik arkadaşlarım var, bazıları aramızdan erken ayrılmak zorunda kaldı, bunu da belirttikten sonra Melissa Hanım, Orcan Bey ve katkılarından dolayı sevgili Şerife'ye teşekkürlerimi iletiyorum, çok keyifliydi.

Hoşçakalın!





14 Ocak 2015 Çarşamba

Yves Rocher Nutrition Saç Onarıcı Balsam

Uzuuun bir aradan sonra herkese merhaba!

Resmen yazmayı özlemişim! Yeni yıla malesef sınavlarla girdim ben, o sebeple yılbaşından beri buralara uğrayamadım bile, ne geçen seneki gibi "2014 Nasıl Geçti" postu hazırladım, ne yılbaşı kombini, ne makyajı, hiç bir şey! Neyse ki sınavlara ufak bir aram var da bir kaç post bari girebileceğim :)

Bugün sizlere bir saç ürününden bahsedeceğim. Yves Rocher'in birçok ürününü severek kullanıyorum ve bunu da büyük umutlarla almıştım ama malesef hiç memnun kalmadım...


Daha önce dipleri yağlı, boy ve uçları ise aşırı kuru saçlarım için şampuan almaya gittiğimde bayan bana ısrarla bu ürünü önermiş, ben de daha sonra deyip geri çevirmiştim. Bir sonraki indirimde de aklımda kaldığı için gidip aldım, çünkü ombreden dolayı git gide açılan saç uçlarım o kadar kötü bir hale geldi ki, hiç bir saç bakım maskesi, serumu, yağı etki etmez oldu. Israrla kestirmeden kurtarmak istediğim için de, bu ürüne de bir şans vermek istedim.


Saç onarıcı balsam, organik bitkilerden besleyici tatlı badem yağı ve yulaf sütü ile zenginleştirilmiş formülüyle yıpranmış saç uçlarını onaracağını iddia ediyor, hafta da 2-3 kez uygulanması tavsiye ediliyor. İçerik konusunda uzman sayılmam ama hepimizin aşina olduğu zararlıları içermiyor, silikon ihtiva etmiyor, %96'dan fazla doğal içerikten oluşuyor. Zaten Yves Rocher'in en büyük özelliklerinden biri temiz içerikli olması. Ayrıca dermatolojik gözetim altında da test edilmiş.


Öncelikle ürün 50 mL ve bence bu miktar biraz az, sonuçta bir saç ürünü, her ne kadar sadece saç uçlarına uygulanıyor olsa da ben bir seferde en az 3-4 fındık büyüklüğünde kullanıyorum ki tüm saç uçlarıma eşit bir şekilde dağıldığından emin olabileyim. Bu da ürünün birkaç kullanımda yarısından daha fazla azalmasına sebep oldu. İnce yapılı bir krem formunda, oldukça akışkan, ellerinizde kolayca yayılıyor ve saçlara da kolay bir uygulama sağlıyor. 
 Kokusundan çok ama çok rahatsız oldum, aynı serinin şampuanını da kullanmıştım o da böyle kokuyordu ama bu üründe koku çok daha ağır ve baskın. Evet bitkisel bir koku ama şahsen saç uçlarıma sürüp okula giderken otobüste az daha kusmama neden olacaktı! Çok midemi bulandırdı, oysa erkek arkadaşım bayıldı! Koku kavramı oldukça göreceli!

Sevmememin sebebi kokusu ve miktarı değil elbette. Ürünü uyguladığımda doğal olarak hafif nemli bir görünüm yaratıyor ve o sırada aşırı kuru ve keçe gibi olan saç uçlarım inanılmaz pürüzsüz ve parlak gözüküyor. Ancak bir türlü o ıslak/nemli görüntü kaybolmuyor, bu soğuk kış günlerinde sanki duştan çıkmışım da saçlarımı iyice kurutmamışım gibi bir görüntüye sebep oluyor ve ben bu şekilde okula gitmekten hiç hoşlanmıyorum. Ve de ürün emildikten sonra saçları öyle bir sertleştiriyor ki, bildiğiniz jöle sürmüşcesine katır kutur oluyor! Hiç bir şekilde tarak girmiyor! Hatta ertesi günü yıkadıktan sonra bile o kuruluk devam ediyor ve saç açıcı spreylerle bile saç uçlarımı inanılmaz zor açıyorum! Ben saçlarımı tararken bu kadar zorlanıp, resmen yolacaksam bu ürünün ne anlamı kaldı?

Demem odur ki toplasanız 6-8 kere kullanmışımdır, etkisini görmediğim gibi daha çok zararını gördüm kısa vadede, bu süre içerisinde saçlarımı da kestirdim, ve kesilmiş saçlarımda kullandığımda yine aynı sonuçları aldım. Belki uzun süre kullansam etkisini görür müydüm, sanmıyorum ama yine de bilemem, ancak kullanmaya devam etmeyeceğim çünkü kullandıktan sonrası tam bir işkence. 

%30 indirimle 12 küsur liraya almıştım. Kullanan, memnun kalan kalmayan varsa sizlerin görüşlerinizi de almak isterim.

Hoşçakalın!