Menü

HOME Moda Makyaj Güzellik Oje Alışveriş Etkinlik Çeyiz Kitap

16 Mayıs 2014

Bu Blogda Yas Var #SOMA

Her zamanki gibi yazıya  "Merhabalarrr" diyerek girmek içimden gelmiyor malesef... Salı günü yaşanan Soma maden faciasında her ne kadar yandaş medya tarafından 280 küsur şehidimiz var gibi gösterilse de bu sayının 600 civarlarında olduğunu bizzat orada bulunan doktor ve vatandaşlardan öğrendik. 

Öncelikle bir konu için özür dilemek istiyorum siz takipçilerimden, günler öncesinde gülüp eğlenerek yazıp programladığım postlar, bu facianın olduğu gün ve ertesi gün tüm ülkemizde milli yas ilan edilmişken, herkes acı içerisindeyken arka arkaya yayına girdi ve bu malesef çok sonradan benim aklıma geldi, bilgisayarım o an elimin altında olmadığı için telefonumdan girip hemen sıradaki postları taslağa döndürdüm, birçok duyarlı blogger arkadaşım gibi benim blogumda da yas var ve milletimiz koskoca bir yas içerisindeyken, yüzlerce yurttaşımız acı içerisinde kıvranırken elbette ben de post yapmayacağım. O anlarda sosyal medyadan gelişmeleri takip etmekle o kadar meşguldüm ki postlarımın yayına girdiğini unuttum, affola :(

Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki, amacım burada siyaset yapmak değil, hiç olmadı, elimden geldiğince böyle konulardan uzak durmaya çalışıyorum, özellikle de yüzlerce emektar, masum insan feci şekilde can verip arkalarında yüzlerce acılı eş, anne, baba, çocuk, kardeş bırkamışsa. Ancak bu bir iş kazası değildir! 600 küsur insan aynı anda can veriyorsa bu ne iş kazası, ne kaderdir, bu bir CİNAYETTİR! Bunun sorumlusu ister madenin sahibi Alp Gürkan olsun, ister AKP'li ister CHP'li ister MHP'li biri olsun, konu o değil, konu bu ihmale kimlerin göz yumduğu, kimlerin bunca insanımızın canını hiçe saydığı. 

Niçin birçok Avrupa ülkesinde zorunlu olan yaşam odaları bizim ülkemizde zorunlu değil? Böyle mi gireceğiz AB'ye? Üçüncü Dünya Ülkeleri'nin yolunda ilerleyerek mi gireceğiz? O ülkelerden hiç bir farkımız yok kanımca, onlarda da zorunlu değil bu odalar, bizde de... Yüzlerce insanımızın canından daha mı önemli? Soma Holding madenlerden kömür elde etmeyi en ucuza mal edebileceğini söylemiş, kar ettiği paralarla yaşam odaları alsaydı maden ocaklarına. CHP'nin aylar önce sunduğu madenlerle ilgili önerge 15 gün önce hükümet tarafından reddedilmiş, neden? Çok mükemmelya madenlerimizin durumu, güvenliği, çalışma şartları! 

Sayın(!) Başbakan dalga geçer gibi çıkmış 1800'lü yılları örnek veriyor! Cidden komik. 21. yüzyıldayız, 2014'teyiz, iki asır öncesiyle şimdiki şartları, teknolojiyi nasıl kıyaslayabilir? Bu mantığa sığar mı? Çok büyük bir saçmalıktır bu! Kaldı ki o şartlarda bile vaziyet daha iyiymiş aslında, ölü sayısı şimdikinden kat be kat daha azmış! "Kader" diyor kendisi, " Ölmek madencilerin kaderinde vardır." diyor... Bu nasıl bi zihniyettir! Nedense sadece Türkiye'de kader madencilere ölüm, başka ülkelerde kader değil... Nedense sadece bizim ülkemizde oluyor bu kadar ihmal, kaza ve ölüm. Verileri biraz araştırırsanız sayısız Avrupa ülkesinde son onlarca yıldır maden kazası yaşanmıyor bile, yaşansa bile birkaç can kaybı oluyor, bizdeki gibi bir ilçenin yarısı yok olmuyor!

Mısır'da Rabia olaylarında göz yaşı döken Başbakanımız, Soma'daki yüzlerce yitip giden can için, onların babasız kalan küçücük çocukları, eşsiz kalan çaresiz hanımları, evlatsız kalan acılı anneleri için bir damla gözyaşı dökmedi, olay yerine saatler sonra geldi ve acılı ailelerle değil bakanlarla tokalaştı, hayatını kaybedenlerinin acılı yakınlarına bizzat yumruklar attı ve adamlarına tekmeletti.  Bunu Kılıçdaroğlu da yapsa, Bahçeli de yapsa hepsine kin ve nefret kusardım, o yaptı ona kusuyorum. Bir gemi kazası yüzünden benim suçum diye istifa eden başbakanları, Şili'de 69 gün sonunda sapasağlam kurtarılan maden işçilerini ve onlara candan kandan sarılan enerji bakanını örnek göstermek istiyorum sadece, zira bizimkiler milyarlık takımları kirlenmesin diye sadece uzaktan bakmakla yetiniyorlar da...

"Çizmelerimi çıkarayım, sedye kirlenmesin" diyen abimizi, "Mahmut çıktı mı, çıkamadı beni bırakın onu arayın onun karısı hamile" diye daha nefes alamadan haykıran abimizi, yardımların ve müdahalelerin hızlanması için kendi canlarını değersiz görerek "Aşağıda mühendisler de var" diye haykıran abimizi hepimiz duyduk, izledik, okuduk değil mi? Ciğerimiz parçalandı, içimiz cayır cayır yandı değil mi? Onların her biri ayrı ayrı, bu devleti bu hale getiren bir çok şahıstan çok daha temiz, çok daha hakikatli, çok daha değerli... Kendisini bir sedyeden daha değersiz hissettiren, mühendisleri kendilerinde daha üstün hissettiren herkese, hatta bizlere de yazıklar olsun! Hastaneye gittiklerinde insan yerine koymayıp azarlayan hemşirelere, bankada küçümseyen veznedarlara yazıklar olsun! Onlar kadar emektar, onlar kadar fedakar, ailesi çoluğu çocuğu için 40 liralık günlükle köle gibi insani olmayan şartlarda canı koltuğunun altında çalışanlar kadar değerli, saf ve temiz değil bu yeyüzünde kimse! Sadece madencilik mesleği için değil bu sözlerim, bir çok meslek için. 

Söyleyecek daha o kadar çok şeyim var ki, eminim hepimizin var, ama günlerdir herkes herşeyi söyledi sanıyorum.. Acımız çok büyük, tarif edilemez şekilde, biz sıcacık rahat evimizde yediğimiz önümüzde yemedğimiz arkamızda bir şekilde televizyonlardan izlerken bile gözyaşlarına boğulduk, dayanamayacak gibi olunca kanalı değiştirdik, bir de ateşin düştüğü aileleri düşünün! İki çocuğunu birden kaybedenler, hem kocasını hem oğlunu toprağa verenler... Bunların sorumlusu kim! Bence herşey gayet açık ortada....

Allah'tan tek dileğim bunlara göz yumanlar cezasız kalmasın, yanlarına kalmasın, ben beddua etmek istemem ama bunca acıya sebep olanlar cehennemlerini bu dünyada yaşasın... Allah yanlarına bırakmayacak, çok ta eminim. Allah hayatını kaybedenlere gani gani rahmet eylesin, ışıklar içinde yatsınlar, aileleri ve yakınlarına da sabrın en büyüğünü, en yücesini versin Allah'ım.

Daha başka ne söylenebilir ki.... Gerisi sessizlik, gerisi uçsuz bucaksız karanlık...

Türkiye'min başı sağolsun!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder