Menü

HOME Moda Makyaj Güzellik Oje Alışveriş Etkinlik Çeyiz Kitap

11 Eylül 2014

Gelin Aldık! Kına Kombinim ve Detaylar

Herkese merhaba!

Yaz okulumun son gününde, Bulgaristan tatilimden bir gün önce 18 yıllık çocukluk arkadaşımın abisinin, aile dostlarımızın gelin kınasını yaktık. Tatilimizi babamın izin durumundan dolayı daha fazla erteleyemediğimiz için nikaha kalamadık ama kına için fazlasıyla özenip bezendik! Öncelikle aylar boyu süren elbise modeli, saç modeli arayışları, kararsızlıklar derken nette Forever New markasına ait bir elbiseye rastladım ve işte bu dedim!


Kesinlikle bu elbiseyi istiyordum ancak fiyatı biraz fazla uçuktu. Ve de terzi bir annem varken bir elbiseye bu kadar para dökmek büyük ahmaklık olurdu zaten :) Annem sağolsun benim ve sülaledeki tüm genç kızların düğün, dernek, balo elbiselerini kendi elleriyle dikmiştir yıllardır... 

Kumaş arayışları, gezmeler tozmalar derken hepsini tamamladık ve dikişe başladık. Ancak görseldeki elbisenin ön kısmındaki taş işlemeli tülün birebir aynısını bulmamız imkansızdı elbette. Biz de ona yakın bir şeyler bulmaya çalıştık.


Ve işte bizim ortaya çıkardığımız... Ön kısımdaki işlemeli tülü elbisenin orjinalinden farklı olarak beyaz taş ve boncuklarla bezeli olduğu için, elbise daha fazla gelinliğe benzemesin dedim ve ayakkabılarımla aksesuarlarımı pembe seçtim. Her ne kadar fotoğrafta belli olmasa da yüzüğüm, küpelerim ve rujum da ayakkabılarımın renginde.


Bu da saçım (!). Kuaför olayı tam bir skandaldı. Ortadan ikiye ayırıp havalı ve hacimli bir şekilde yanlara doğru kıvırmasını istediğim saçlarımı ısrarla yandan ayırdı, ortadan istediğimi söylediğimdeyse resmen atar yaptı! Hacimli duruşu geçtim zaten ince telli ve azıcık olan saçlarımı kafama yapıştırdı! Tepesini krepe istemiştim ama ne kadar krepe olmuş buyrun bakın siz karar verin! Krepeyle ön saçlarım arasında ince bir örgü taç geçmesini istediğim halde ısrarla oradan bir tutam saçı ayırıp örmeye gocundu ve kafasına göre yaptı! Yarım toplayıp kalanını da oldukça salaş bir şekilde kılçık örgü yapmasını istediğimde dalga geçer gibi irili kalınlı üçe ayırıp bildiğimiz dümdüz ördü, yamuk yumuk özensiz iğrenç bir şey oldu, katlı saçlarım her yerden çıkıştı, "Bunu öylesine yaptın tekrardan öreceksin değil mi?" diye sorduğumda bana "Yoo!" şeklinde bir cevap verdi ve ben de okula giderken bile daha güzel ördüğümü, bu kadar baştan savma bir örüş biçimi görmediğimi söyleyerek itiraz ettiğimde sinirlenerek bir sürü söylendi! Sprey sıkmaktan bile o kadar acizdi ki, yapış aşamasında bir kez bile sıkmadığı, bitirdikten sonra da defalarca söylememe rağmen zordan iki fıs sıktığı için taksiyle 5 dakika mesafedeki evime gelene kadar bütün saçım dağıldı! Hepsi çıktı, üstelik anlaştığımız fiyata kasada itiraz edip tartışma yarattı! Bu fotoğraftaki gördüğünüz saç, eve gelince tamamen söküp (ki zaten sökülmüştü) kendi yaptığım saçtır. Ve buradan da söylemek istiyorum, bu terbiyesizliği yapan Bursa/Görükle'deki Bronz Kuaför'dür, ertesi gün de randevusu olduğu halde salonu açmamış ve kına sahiplerini zor durumda bırakmıştır. Geçen yaz ŞURADAKİ yazımda saçlarımı mahveden de yine aynı kuafördür, suç bizde ki bir türlü akıllanmadan aynı yere gidiyoruz!

Neyse efendim, biraz uzun oldu ama bu terbiyesizliği ve maruz kaldığım durumu anlatmak zorundaydım, benzer saygısızlık damadın yurtdışından gelen kuzenlerine de yapıldı ve gerçekten çok zor durumda kaldık.

Kınadan bir kaç kareyle sözlerime son vereyim :)


Mavi elbiseli tahmin edebileceğiniz gibi damadın kız kardeşi, üçü de benim kardeşim, kendimi bildim bileli hep yanımda olan dostlarım... Biz ki en harika dörtlüyüz :)


 Hoşçakalın!






2 yorum: