Menü

HOME Moda Makyaj Güzellik Oje Alışveriş Etkinlik Çeyiz Kitap

13 Aralık 2015

Sözlendim! Hazırlıklar ve Detaylar

Çooook uzun bir aradan sonra herkese merhaba!

Tam iki aydır buralarda değildim. Okuldaki son yılım dolayısıyla çok fazla yoğun olan derslerim, formasyon ve staj arasındaki koşturmalarım, devam eden açıköğretimim derken araya bir de tatlı mı tatlı bir telaş sıkıştırdık; dört buçuk yıldır beraber olduğum erkek arkadaşımla sözlendik! 

Bu yaz okulunu bitiren erkek arkadaşım, memleketine dönmeden önce 15 Ağustos'ta bana evlenme teklifi etmişti. Botanik Park'ta, yeşilliklerin içinde, en sevdiğimiz en yakın arkadaşlarımızın organizasyonuyla gerçekleşen evlenme teklifinde hiç haberim yokken karşıma çıkıp "Sana en sevdiğin tatlıyı aldım" diyerek elime kalpli bir kutu tutuşturdu. O şaşkınlık içinde kutuyu açtığımda rengarenk makaronların arasında parlayan yüzüğü görmemle, etrafımda konfetilerin patlaması, arkadaşlarımın gizlendikleri yerden çıkarak bir elime balonları bir elime de çiçeği tutuşturması bir oldu! O kadar heyecanlandım ki kutunun kapağını geri kapattım :) Ne yaptığımın bile farkında değildim, erkek arkadaşım diz çöküp "Benimle evlenir misin?" deyince heyecandan konuşamadım, kilitlendim, videolarda o kadar komiğim ki :)




Derken; fazla uzatmayalım dedik ve erkek arkadaşım askere gitmeden adını koyalım istedik. 25 Ekim'de gerçekleşen kız isteme törenim için hazırlıklara haftalar öncesinden başladım. Herşey ama herşey kendi zevkim, kendi el emeğim olsun istiyordum, hiçbir şeyi hazır almak istemiyordum, o yüzden de çok koşuşturmacalı, çok zahmetli ama bir o kadar da keyifli bir süreç başlamış oldu benim için. Öncelikle elbisemden bahsetmek istiyorum;



Elbisem Forever New'den "Anya" isimli bu pudra renkli, sade parçaydı. Ne renk istediğime bir türlü karar veremiyor, modeli kafamda bir türlü oturtamıyordum. Tek bildiğim kolsuz, askılı veya straplez olmaması gerektiğiydi, fotoğraflarda kollarımın tombik çıkması ihtimalini göze almak istemiyordum. Bır ay boyunca Bursa'da gezmediğim çarşı, pazar, mağaza, AVM kalmadı, resmen şehri talan ettim, en ücra köşeleri bile dolaştım, yok yok yok, içime sinen birşey bulamadım. Özellikle Forever New'in elbiselerine bayılıyor, sık sık ziyaret ediyordum ancak ya hepsi kolsuz oluyor, ya da beğendiklerim bütçemi aşıyordu. Diktirmeyi düşündüm, bu sefer de güvenemedim, beğenmezsem bir daha geri dönüşü olmayacak, giymek zorunda kalacaktım. Derkeeennn, annemle günübirlik bir İzmir seyahatimiz oldu ve ben sadece 20 dakikada koskoca Forum Bornova'yı talan ederek, Forever New'de son kalan bu elbiseyi buldum! Ne şanslıyım ki tam olarak benim bedenimdi ve tek kaldığı için indirimdeydi (149.90 tl). Bu eteği dantel, kemeri saten elbise ne Bursa şubesinde, ne de internet sitesinde yoktu, yani İzmir gezimiz çok güzel bir fırsat oldu :)



İnanılmaz içime sinen bir elbise oldu, çok severek ve beğenerek aldım, giydim. Özellikle erkek arkadaşıma resmini göstermedim, süpriz olsun, beni o an görsün istiyordum, ve sözden sonra dediği şey "Gözlerime inanamadım, bir an çiçeği vermeyi unuttum, mükemmel görünüyordun!" oldu :) Müstakbel kayınvalidem de dahil olmak üzere herkes çok beğenmiş aldığım duyumlara göre :))

Elbise macerasından sonra sıra ayakkabıya geldi. Aynı renk bir stiletto almayı düşündüm, ne çok sivri burunlu ne de çok yüksek olmalıydı, her zamanki gibi sade olmasını istiyordum. Elbisemi yanıma alarak yine o kadar çok yer gezdim ki, rengi bir türlü uyduramadım. Ya birkaç ton koyu, ya da açıktı hep bulabildiğim ayakkabılar. Sadece tek bir yerde aynı tonda stilettoyu buldum, onun da numarası kalmamıştı, malesef ayakkabı konusunda elbise kadar şanslı olamadım. Ben de aynı renk sevdasından vazgeçtim, bronz veya rose gold tonlarında stilettoların da uygun olabileceğini düşündüm ve bakmaya başladım. Ve sözden sadece birkaç gün önce, artık tam umudumu kaybetmeye başladığım anda Bursa Ayakkabıcılar Çarşısı'nda bir dükkanın vitrininde aradığımı buldum! Öyle bir hışımla içeri dalıp denemişiz ki ayakkabıyı, almadan çıkmayacağımızı anlayan adam, biraz da sabah siftahı diye 120 liradan 70 liraya kadar indi! Yalnız sıkı pazarlık yaptık :)



En önemli şeyler halledildiğine göre sırada aksesuarlar vardı. Elbisemin yakası kayık yaka olduğu için kolye takarak boğmak istemedim, sadece uyumlu bir renkte küpe arayışına girdim. Ne sade ne abartılı, orta karar taşlı birşey istiyordum, Koton'da aynı elbisemin renginde buldum ancak sadece bir çift kalmıştı ve taşları düşmüştü, malesef alamadım. Sonrasında yine Forever New'de, birebir elbisemin renginde bularak aldım, ancak yeni sezon ürün olduğu için indirimsiz fiyatıyla bir çift küpeye 30 tl verdim. Sonuçta sözüm için, hayatta bir kere olur diyerek, onu da çok içime sinerek aldım. Söz kelepçesi ve söz yüzüklerimiz takılacağı için bileklerimi de boş bırakmayı tercih ettim.



Saçlarımıysa kendim yapmayı planlıyordum; abartısız, salaş ve doğal olsun istiyordum. Ancak kuzenim kuaför yanında çalışmaya başladığı için orada yapmayı teklif etti ben de kabul ettim. Tam istediğim gibi, evde yapılmışçasına salaş ve doğal, ama özensiz olmayan yarım toplu bir saç kuzenimin bana söz hediyesi oldu, benim de çok içime sindi, herkes te çok beğendi :)



Tabii ki saç-makyaj söz günü olan telaşlarımdı, öncesinde bir ay süren hummalı koşuşturmacada neler hazırladım asıl? Öncelikle misafirlerime verilecek hediye konusunda annem ve arkadaşlarımla günlerce düşündük, söz mendili mi yoksa havlusu mu versek, baş harflerimizi keseye mi yoksa içindekine mi işletsek, vesaire. O kadar çok araştırdım ki, en sonunda bayanlara söz havlusu, erkeklere çorap verilmesi konusunda hemfikir olduk. Havlucular çarşısından kurdeleli bambu havlularımı toptan bir şekilde aldım (malesef fotoğraflamamışım), çorapları da annem çalıştığı marketten aldı. İçine konulacakları keseyi tabii ki hazır almadık, herşey kendi tasarımımız, el emeğimiz olsun istediğimden keselik kumaş aldık ve annem 36 tane keseyi tek tek dikiş makinesinde dikti. Ben de keselerin ağzını süslemek için alacağım kurdeleden çiçeklere kadar hepsine tek tek kendim karar verip bir yandan onları hallettim.



Bayanlara verilecek söz havlularının keselerini çiçeklerle, erkekler için olan çorap keseleriniyse papyonu andırması açısından siyah kurdelelerle süsledim. Keselerin üzerindeki baş harflerimizi, yarım metrelik kocaman bir parça pırıltılı sıra taş halinde alıp tek tek F ve M harflerini keserek elde ettim. Kendinden yapışkanlı olduğundan tersten ütüleyerek kolayca keselere yapıştırdım. Ama o harf parçalarını tek tek kesip birleştirene kadar canım çıktı, ellerim su topladı makas tutmaktan! Sonuç olarak tam istediğim gibi, çok içime sinen şık keselerim oldu :) Gelin-Damat gözlüklerini de almadan olur mu hiç :) Hatta kız istemeye özel el pankartlarından da yaptırmak istiyordum ancak zamanım yetmedi, çarşı pazarda birbirinden alakasız renk ve desenlerde olanlardan da almak istemedim, herşey takım olmalıydı. Sepetlerimizi süslemeyi de ihmal etmedik tabii!

Misafirlerime ikramlarım bunlarla sınırlı değildi tabii ki, söz kurabiyesiz olur mu hiç :)



Söz kurabiyelerim için de yine çok fazla araştırma yaptım. Sade birşey istiyordum. Nereye sorsam bana 3,5 tl ve üzeri fiyat verdi adet başına. Son anda ilkokul arkadaşlarımdan birinin ablasının butik kurabiye işine girdiğini hatırlayıp hemen iletişime geçtim ve en uygun fiyatı o verince (adedi 2 tl) ve evime de yakın olunca, istediğim gibi kurabiyelerimi sipariş ettim. Söz verdiği tarihte kendi eliyle bana kadar ulaştırdı, çok şık ve özenli bir şekilde paketlenmişti, oldukça memnun kaldım. Lezzeti de aynı şekilde herkesin memnuniyetini kazandı. Etiketlerimizi ise erkek arkadaşımın matbaacı bir arkadaşı bize söz hediyesi olarak bastı :) O kadar çok nazımı çekti ki, bir türlü beğenmeyip kaç tane etiket heba ettirdim :) Ama sonuç olarak internetten bulduğum modeli kendi tarzıma göre renk ve biraz şeklini değiştirerek basmış olduk, herşey ama herşeye elim değmese olmazdı :)

Sıra geldi en önemli ayrıntılardan birine, kahve fincanlarına! Karman çorman, herkese farklı renkli ve desenli fincanlarda servis yapmak istemediğim için birkaç takım beyaz, sade kahve fincanı takımı aldık. Ama tabii ki damat beyin fincanı farklı ve özel olmalıydı :) 



Damat fincanımı internetten sipariş etmek gibi bir niyetim hiç bir zaman olmadı, hem kendi zevkime göre sade bir tasarım bulmamıştım hem de fiyatlar aşırı uçuktu. Ben de 7 liraya beyaz, dümdüz bir fincan alıp porselen kalemleriyle boyadım! Üzerine harfler, tarihler, isimler, "Game Over!" gibi esprili sözler yazmadım, yine yine yine sadelikten yanaydım. Sadece tuzlu olduğunu belirttim :) Arkadaşlarımla birlikte hem çok eğlendik, hem de tamamen kendi emeğim ve zevkim olan, çeyizime hatıra olarak saklayabileceğim şirin bi damat fincanım oldu :) 



Bu arada Damat Bey yutkuna yutkuna paşa paşa içti tuzlu kahvesini sonuna kadar, bu önemli ayrıntıyı es geçmeyelim lütfen :))

Bir de sözden sonra damat tarafına verilecek söz tepsisi var tabii. Herkesin gelenek görenekleri, adetleri farklı, bizim tarafta kız istendikten sonra damadın annesine "Biz size söz verdik" manasına gelen süslü bir söz tepsisi emanet edilir, içince damat için çorap ve söz mendilinin bulunduğu bir tepsidir bu. Elbette hazır satılan, içinde kuşlar böcekler vb gereksiz şeyler bulunan tepsilerden almadım, söz tepsimi de kendim hazırladım :) Kafamdaki şık tepsiyi bulana kadar yine haftalarca gezdim, çarşı/pazardakiler ya çok teneke gibi, ya çok eski model, ya da çok pahalıydı. Ben de Mudo'da şans eseri tam istediğim gibi, aynalı şık ve yuvarlak bir tepsi buldum, hem de 30 liraya! Görür görmez bayıldım, çok içime sinerek aldım. İçine erkek arkadaşım için Pierre Cardin'den çorap ve mendil aldım, ama bir de ekstradan en sevdiği parfümü ekledim :) Tepsinin içini şifon kumaşlar ve parlak taşlarla süsledim, dışını beyaz tül ile sarıp yine kendi zevkim olan kurdele ve taşlı bir broş ile tamamladım. 



Yine o telaşlarda tepsiyi ve içindekileri ayrı ayrı fotoğraflamamışım, hatta söz tepsisini bile çekmemişim, sözden sonra erkek arkadaşıma rica ettim de o çekip gönderdi resimleri. Keşke biraz düzeltseymiş bari broşunu :)

Sırada kolonya şişem var, tabii ki o da benim tasarımım :)



Nette ve Instagram hesaplarında gördüğüm kolonya şişelerinden beğendiklerim oluyordu evet, ama illa ki herşey kendi el emeğim, kendi zevkim olmalıydı. Annemle bir sürü kolonyacı gezip en sonunda bu şık cam şişeyi bulduk, hem de 5 tl gibi bir fiyata :) Bir sürü kolonya koklamama rağmen yine klasik limon kolonyasında karar kıldık, ama tabii ki ben onu pembeye boyattım :) Toplamda 8 liraya mal olan şık kolonya şişemi, harflerden arta kalan sıra taşlarla süsledim. İçine de bir avuç inci attım ki hem şık görünsün, hem misafirlerime kolonya verirken şıngır şıngır şıngırdasın :)

Sanırım benim bir ay süren hazırlıklarım bu kadardı... En ufak ayrıntıyla bile bu kadar ilgilenip herşeyi kendim yapmaya çalışınca, çok telaşlı ve koşuşturmalı bir süreç oldu ama fazlasıyla değdi :) Şimdi önümüzdeki yaz gerçekleşecek nişanım için de aynı şekilde herşeyi en ince ayrıntısına dek kendim hazırlamayı düşünüyorum, fakat bu sefer daha erken başlayacağım ki bu kadar telaş olmasın :)

Son olarak sözlümden gelen söz çiçeğim ve çikolatamı paylaşmak istiyorum.



Çikolata gondolumu benim zevkim doğrultusunda kayık şeklinde değil de, kare şeklinde ve eskitilmiş görünüm yerine biraz daha modern çizgide seçen erkek arkadaşım, yine de teyit etmek için alırken bana resmini gönderdi, ben de bayılınca çikolatamı onun içine yaptırdı :) Ama çikolatalarımı ve gondolun süslü halini göstermedi tabii ki, herşey pembe olduğundan konsepte uysun diye pembe-beyaz tüllerle ve çok şık çiçeklerle süslettiği çikolata gondolunun kapalı halini çekemeden açıldığı için sadece içini paylaşabiliyorum sizlerle. Çiçeğimi de aynı şekilde yaşım kadar pembe ve beyaz güllerden yaptırıp benim gönlümü bir kez daha fethetti :)

Bunlar dışında bana minik te bir süprizi vardı Damat Bey'in :)



Etiketleri bastırmaya gittiğinde matbaacı arkadaşıyla birlikte akıllarına böyle bir fikir gelmiş ve tişörtlere "Söz Verdik" yazısı basmışlar :) Bu da eğlenceli bir detay olarak anı oldu sözümüzden :)

Nasıl olacak, nasıl gidecek, heyecanlanacak mıyım, kahveleri döker miyim, nasıl davranacağım derken oldu bitti, üzerinden bir buçuk ay bile geçti! O kadar güzel heyecanlar ki, Allah isteyen herkese nasip etsin. Kendisi resmen benim "sözlüm" oldu, aileler arasında araşmalar, gelip gitmeler başladı, çok değişik ama bir o kadar da güzel! Şimdi sırada Allah nasip ederse nişanımız var, onu aceleye getirmeden çok daha fazla özenerek hazırlanmak istiyorum. 

Son olarak söz yüzüklerimizi paylaşayım...



Ben sözün kız istemeden ibaret olmasını istiyor, kız verilince bunun "söz" verildiği anlamına geldiğini düşünüyordum (hala da öyle düşünüyorum!). Bu sebeple sözde yüzük takılması taraftarı değildim, nasıl olsa nişanda takılacaktı, aynı yüzüğü tak çıkar yapıp kurdele bağlayıp tekrar takmak bana inanılmaz absürd geliyordu. Erkek arkadaşımsa söz ile nişan arası uzun olduğundan ve araya askerlik gireceğinden ısrarla yüzük takmak istedi, ben bu düşüncemi dile getirdiğimdeyse, illa aynı yüzüğü takıp çıkarmamam açısından düz, ince bir halka alıp nişanda değiştirmemiz önerildi. Ancak ince halkalar ne benim ne de erkek arkadaşımın zevkine uymuyor, hele o asla takmak istemiyordu. Madem öyle ne ince ne kalın, orta karar birşey alalım dedik, bu tarz modellere bakmaya başladık, bu sefer de aileler tarafında çok eleştirildik "Nişanda değiştirirken değeri çok düşecek, zarara gireceksiniz" diye. Bir türlü orta yolu bulamayınca erkek arkadaşım da "Biz nasıl istersek öyle olacak, 3-5 liranın lafını yapamıycam" diyerek son noktayı koydu ve biraz değeri düşecek olsa da nişanımızda değiştirmek üzere bu yüzükleri satın aldık. Kurdele kesme olayını de iki kez yaşamayı gereksiz bulduğumdan ne yüzük tepsisi hazırladık, ne de kurdele kestik, onları nişana saklayıp şimdilik sadece birbirimizin parmağına taktık :)

İşte söz maceram da böylece sona ermiş oldu. Ben hazırlık aşamasındaydan bloglarda böyle detayları çok arayıp incelediğim için ben de en ince ayrıntısıyla yazdım ki fikir olsun :) 

En yakın zamanda yeni yazılarla aranıza dönmek dileğiyle, hoşçakalın!






16 yorum:

  1. Her şeyi o kadar özenli ve o kadar güzel hazırlamışsın ki. Gerçekten çok hoşuma gitti. Özellikle de damat kahvesi fincanına bayıldım. Her şey gönlünüzce olsun, mutluluklar dilerim.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederimm, beğenmenize çok sevindim. Aminn çok sağolun :)

      Sil
  2. Canım bütün ayrıntılara bayıldım.Hayırlı uğurlu olsun en kısa zamanda bir yastıkta kocayın inşallah :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aminnn inşallah, teşekkürler beğenmene sevindim canımm :)

      Sil
  3. Hayırlı uuğrlu olsun^^ Allah tamamına erdirsin inşallah=) kendi tatlı telaşımlarımızı anımsadım okurken:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler aminnn inşallah :) hihih çok güzel duygularmış gerçekten :)

      Sil
  4. Tebrikler allah tamamina erdirsin önür boyu mutlu olmanızı dilerim.Ne kadar güzel özenle zevkle hazırlanmışsın herşeyi yorulmanıza değmiş şahane olmuş en ince ayrıntıya kadar çok beğendim emeginize sağlık harikasınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler amin inşallah :) beğenmenize sevindim :)

      Sil
  5. Tebrikle, mutluluklar... Çok güzel bir telaş geçtiğimiz Mayıs ayında da ben yaşamıştım aynısını ve artık evliyim :) Darısı başına inşallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürlerr :) Size de mutluluklar, inşallah bana da nasip olur o günler :)

      Sil
  6. Tebrikler, mutluluğunuz daim olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, hepimizin inşallah :)

      Sil
  7. Mutluluğunuz daim dolsun canım her şey çok güzel olmuş emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederimm, beğenmene sevindim :)

      Sil